13 YILDA FUHUŞ YÜZDE 790 BÜYÜDÜ YA CHP YÜZDE KAÇ BÜYÜDÜ?

Abone Ol


CHP’nin sosyal politikalardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Prof. Dr. Lale Karabıyık, resmi verilere dayanarak çarpıcı bir rapor hazırlamış. Raporla ilgili verileri biz de Ergün Eşsizoğlu’ndan öğrenmiş olduk.

Bu raporun ilginç tespitleri var. Şöyle ki; 2002’den bu yana:

Fuhuş yüzde 790,

Uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678,

Çocukların cinsel istismarı yüzde 434,

Cinsel taciz yüzde 449 arttı.

Adam öldürme yüzde 261,

Boşanma oranları yüzde 37 arttı.

Aile gelirinin borca oranı 2002 Aralık’ta yüzde 4.7 iken 2015 Aralık’a gelindiğinde bu oran yüzde 55.2’ye ulaştı.

Aynı dönemde tüketicilerin banka borcu 6.6 milyar TL’den 381.9 milyar TL’ye,

Çiftçilerin bankaya borcu 5.1 milyar TL’den 61.1 milyar TL’ye

Ve bir kilo ekmeğin fiyatı 1.03 TL’den 3.59 TL’ye yükseldi.

Ülkemizde ne yazık ki 181 bin 36 çocuk gelin bulunuyor.

Çocuk hükümlü sayısı, son 5 yılda 5 kat arttı.

 Geçen yıl Türkiye’de bin 377’si erkek, 9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere toplam 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı….

 Rapora bakıldığında 2002 yılından bu yana olan dönemi  yani AKP’nin kuruluşu ve iktidar dönemini kapsadığını görüyoruz. AKP kendi tabiri ile muhafazakâr demokrat çizgide olan bir siyasal parti ve ülkeyi 13 yıldır bu siyaset çizgisi temelinde idare ediyor. Yaptığı icraatlar de elbette tahmin edileceği gibi kendi dünya görüşü çerçevesinde gelişiyor.

Bu duruma ve adı geçen dönemi ilişkin uygulamalar bakıldığında İslami kesimin iktidarın gereklerini yerine getirdiğini de belirtmek gerekiyor. Lakin böyle bir anlayışın hüküm sürdüğü bir ülkede yukarıdaki verilerin azalma yerine çoğalmaya yönelmiş olması bir çelişki gibi ortada duruyor.

Bu nedenle birçok araştırmanın yapılmasında fayda bulunmaktadır. Bu araştırmalar sayesinde toplumumuz ülkede olup bitenleri, değişimin çerçevesini anlama olanaklarına kavuşabilir.

Bundan daha önemlisi toplum bu ters gidişatın nedenleri hakkında bilgi sahibi olur ve yanlışların düzeltilmesi konusunda gerekli hassasiyetleri yaratır.

Eldeki verilere bakıldığında iktidarın fikri ile zikri sonucunda ortaya çıkan sonuçların uyuşmadığını belirtmek yanlış olmayacaktır.

Lakin sözün burasında raporu hazırlayan Sayın Karabıyık ve mensubu olduğu CHP’ye de birkaç soru sormak gerekmez mi?

Mesela ülkede fuhuş, boşanma, taciz,oranları bu kadar yükselirken gelir dağılımı bu kadar bozulurken  Ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk partisinde oy oranları yüzde kaç yükseldi?

Normal şartlar altında demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinde bu kadar olumsuzluk yaşanırken ana muhalefet partisinin iktidarı alaşağı etmesi gerekirken neden bu partimiz yerinde saymaya devam ediyor?

Toplumsal yozlaşmanın bu kadar arttığı, muhafazakâr demokrat bir partinin üç dönem iktidara gelmesi karşısında sosyal demokrat bir partinin ana muhalefet koltuğuna çakılı kalmasını nasıl izah etmek gerekiyor?

Ülkedeki yanlış gidişat maalesef yukarıda belirtilen hususlarla sınırlı değil. Demokratik, laik, sosyal devlet kavramı da ne yazık ki gün geçtikçe bu özelliklerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Türkiye bir sistem değişikliği sancısı yaşamaktadır ve ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi gibi halkın beklentilerini karşılaması gereken bir siyasal parti üzerine düşen görevi yerine getirme hususunda yetkin olamıyor.

Türkiye siyasetinde ciddi kırılmalar var. Sağ siyasal yapı AKP tarafından toparlanır ve aynı yapı içerisinde eritilmeye çalışılırken sol ve sosyal demokrat kesimlerin bir türlü toparlanamaması ve bir araya gelememesi nedeniyle Türkiye siyaseti bir türlü krizlerini aşma noktasında yeterli güce sahip olamıyor.

Bu nedenle sonuçlar değerlendirildiğinde toplumda ciddi sıkıntıların varlığı kendisini hissettiriyor gibi görünüyor. Yapılması gereken toplumdaki bu olumsuzlukların sisteme zarar vermeden çözümü konusunda acilen işbirliğine gitmektir. Çünkü toplumdaki bu olumsuzluklar ilerlerse bundan en büyük zararı görecek olan kesimlerden biri de siyasi partilerdir. Bu ülkenin yönetimine talip olan siyasi partilerin ülkenin ve toplumun sorunlarını çözme noktasında ortak adım atmaları yararlarına olacaktır. Bütün oranlar yükselirken oy oranlarının durumu da siyasi partiler açısından önem arz etmelidir.