banner34

Yezidilerin ‘hayalet’ köyleri!..

Yezidilerin ‘hayalet’ köyleri!..

Arif ARSLAN

haber.gazete@hotmail.com
29 Ekim 2010, 23:50
Bu makale 1472 kez okundu
*Yaklaşık bir ay önce Belediye Başkan Vekili Serhat Temel’in, Celle Belediyesi’nin konuğu olarak gittiği Almanya dönüşünde ’10 bin Yezidi’nin dönüşü’ ile ilgili görüşü yöre insanını beklentiye bıraktı…
 
*Beşiri ve yöresinde 60’a yakın köy-mezrada tek-tük yaşlı Yezidi topluluğu dışında büyük kesimin yıllar önce yerleştiği Almanya, bu zengin kültür topluluğu için ekonomik ve bazı baskılardan ötürü ‘umut ülke’ olmuştu. Fakat şimdi Almanya artık Yezidiler için çok da önem arz etmiyor. Bu azınlık topluluğun bir tek düşü var; o da yeniden topraklarına kavuşmak…
 
YIKIK-VİRANE KÖY GÖRÜRSENİZ!
Daha çok Beşiri ovasında (Deşta Bışeri’ye) hangi yıkık-virane köy yada mezra görürseniz bilin ki, o yerleşim birimi Yezidilerindir.
Gerçi, son yirmibeş yılda yaşanan düşük yoğunluklu savaşın yaşandığı bu yörede 3000’e yakın yerleşim biriminde de aynı manzaralar yaşandı ya… Yine de azınlık topluluğun köy ve mezralarında ne o eski konaklar ne de yazın serin, kışın da sıcacık kerpiç evler kaldı.
Kendilerine özgü mükemmel yapıları köylerine kazandıran o renkli topluluğun evleri de bir bir tarih oldu.
Beşiri ilçesinin dibindeki Taharri köyü, şimdi ki Cumhuriyet mahallesi’ne bakın bir. O eski evler kaybolup gitti. O oturmaya doyum olmayan kerpiç ve konaklar bir bir yok oldu. Yerini ise briket kondu ve beton yapılar aldı.
Taharri köyü 500-600 yıllık çok eski bir yerleşim birimiydi. Yezidilerin uzun sure yaşamlarını sürdürdüğü bu tarihi köyde 1980 öncesinde başlayan Avrupa göçü, o bir dönemlerin şen köyünü şimdilerde Beşiri ilçesinin bir getto mahallesine dönüştürdü.
Bu içler acısı manzara; Taharri’de değil sadece.
Beşiri’nin Oğuz (Şımız), Uğurca, Kelhok, Fakira, Çınera, Bazivan, Hıznamir ve de isimlerini sayamadığımız Yezidilerin diğer köylerinde de Mezopotamya’nın koşullarına göre yapılan o güzelim evler bir bir yıkılıp gitti.
 
HAYALET GİBİ KÖYLER!
Jandarma Karakolu’nun bulunduğu koca Oğuz (Şımız) köyünün şimdi ki manzarası hüzünlendiriyor sizi. Koca köy, 3-5 Yezidi aileye kalmış. Şımız’ın ortasındaki koca asırlık çınar ağaçların altında in-cin top oynuyor.
Çok fazla değil… 20-25 yıl öncesinde doğup büyüdükleri köylerine Avrupa’daki birikimleriyle evlerini modernleştirmeye çalışan Yezidilerin ‘tersine göç’ düşü gerçekleşmeyince o köyler de birer ‘hayalet köy’I dönüşü verdi.
Kimsenin dönüp bakmadığı Yezidi köylerinin kurulduğu yerlere bir bakın?
Havadar, yeşili bol ve kaynak sularının sürekli aktığı yerler yıllar önce kurulan o eski yerleşim birimlerinin bulunduğu doğal ortamı, günümüzün hiç bir yerleşim biriminde yok.
Peki, bizler bu zengin topluluğun arasında Avrupa’dan dönüş yapmak isteyenleri ne zaman anlayacağız? Geçmişimizle yüzleşebileceğiz mi? Halen feodalitenin baskı yaptığı ve günümüzde yer yer sıkıntıların yaşandığı Yezidi köylerinde yaşanan yanlışlıklara kim ‘dur’ diyebilecek?
 
DÖNÜŞLERİ GERÇEKLEŞİR Mİ?
Yaklaşık bir ay önce Almanya-Celle Belediyesi’nin konuğu olan Batman Belediye Başkan Vekili Serhat Temel’in, “Celle’de yaşayan 10 bin Yezidi vatandaşımız dönmek istiyor. Dönüş yapmak isteyen Yezidi kardeşlerimize her konuda yardımcı olmak istiyoruz” mesajı bu yörede günün konusu.
Dönüş yolundaki Yezidiler, yıkık-dökük-virane manzaralı köylerine; “Bıxer hatın bırayen Ezidi” Hoş geldiniz Yezidi kardeşlerimiz mi? diyeceğiz? Yoksa kusura bakmayın. Siz gittiniz, kendiliğinden köyleriniz bu vaziyete geldi mi diyeceğiz? Yıllarca yerleştikleri Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki modern yapılar ve vilalardan kopup altyapısı olmayan virane yapılar arasında özellikle Yezidi gençlerinin uyum sağlamaları mümkün mü?
Yaşam koşulları bir yana; Yezidi topluluğu bir tek şey istiyor, huzur-güven… Bir de geçmişte yaşanan baskılarla tekrar karşılaşmamak..
Yezidi topluluğunun son sürecini en iyi anlatan, yöredeki sıkıntılarla yıllarca boğuşan bu renkli topluluğun ilk elektrik mühendislerinden İbrahim Bulut’tur.
Bulut, geçenlerde il yöneticilerinin de aralarında bulunduğu bir toplantıda anlamlı bir mesaj verdi ama, o’nu nedense birileri anlamak istemedi. Yada işlerine öyle geldi… O toplantıda hedef tahtası her zaman olduğu gibi yine İbrahim Bulut’tu… Çünkü, o hep doğruları söylemenin faturasını ödüyor.
Doğrular nedense hepimize acı geliyor. Fakat acı da olsa, bazı gerçekleri bu toplum söylemediği sürece de ‘sorunların çözümü’nde bir mesafe yol katedebilmemiz mümkün değil.
Keşke geçmişte yapılan yanlışları bazı çevreler tekrarlamazsa... Yıllar önce Yezidi topluluğunun terk ettikleri topraklarına birileri göz koymazsa… İşte o zaman o renkli topluluğun yerleşim birimleri de ‘hayalet köy’ olmaktan kurtulur.
Kısacası; Yezidi kardeşlerimizi anlamanın zamanı gelip geçiyor… Bizim, bir parçamız olan bu renkli topluluğu anlayalım artık. Bu toprakların gerçek sahiplerine lütfen biraz daha hoşgörülü olalım…

Yorum Gönder


@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Serhat AKIN 4 yıl önce yorumlandı

SESİMİZİ BİR TÜRLÜ BELEDİYE YETKİLİLERİNE DUYURAMADIK BELKİ SİZİN ARACILIĞINIZLA SESİMİZİ DUYARLAR, ŞU KAHVEHANELER ARTIK SANDELYELERİNİ CADDELERİN ORTASINA KOYMASIN BİZLER AİLEMİZLE ORDAN GEÇEMİYORUZ MERAK ETTİĞİM BELEDİYE YETKİLİLERİ AİLELERİNİ YANLARINA ALDIKLARINDA NASIL GEÇTİKLERİ.

Kişi beğendi.