Sadece usulden olduğu için değil, içimden geldiği için bir yeni yıl yazısı yazmak istedim. Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle, hüznüyle, mutluluğuyla koskoca bir yıl daha geride kaldı. Ancak geride kalan yalnızca koskoca bir yıl değil elbetteki!

   Olumlu ya da olumsuz yaşadıklarımız geride kaldı. Ne var ki 2017 yılında yaşadıklarımızın etkisi belki de bir ömür boyu sürecek. Kayıplarımızın, kazançlarımızın etkisi bizi belki bir ömür boyu etkileyecek. Ancak kalıcılığını koruyacak olan ve durmadan tekrarlanacak bir şey var ki birileri yine hatalarından ders almayacak. Yaşadıkları olumsuzlukları tekrarlamaya devam edecek. Israrla, durmadan...Hep bir yerlerde ve bir şeylerle kendilerini ‘haklı’ çıkarmaya çalışacaklar. Oysa ki önemli olan sanırım olaylara büyük pencereden bakmak. Yani yaşadıklarımızdan ders alabilmek. Geçmişteki kayıplarımızdan aldığımız dersler, gelecekteki kazançlarımızın temelini oluşturmalı diye düşünüyorum. Yoksa yaşamı boşa yaşıyormuşuz gibi olmuyor mu?

  Yeni yıllar, yeni umutları da beraberinde getirsin istiyoruz. Ancak farkında olmadan ya da bazen farkına vararak, yaşamımızda yenilikleri istediğimiz halde geçmişe takılıp kalabiliyoruz. Ne için? Kim için? Yanlızca kendi hırsımıza yenik düştüğümüz için. Geri adım atmamak için. Geri adım atınca ya da özeleştiride bulunduğumuzda sanki bu bir zayıflıkmış gibi algılanıyor. Önemli olan insanın öz eleştiri yapacak gücü ve cesareti göstermesi ‘çok önemli’ diye düşünüyorum.

  Şapkamızı Önümüze Koymak çok mu zor? Çünkü biz şapkamızı önünüze kendi isteğimizle koymazsak, yaşam bir şekilde bizim önümüze koyacak, hem de belki hiç hazır olmadığınız bir anda..

  Geride bıraktığımız yıl içerisinde yaşadıklarımızı değerlendirmek için biraz sağduyulu olmalı herkes. Yaşamınız ile ilgili fark ettiklerimizi, başkalarıyla paylaşmanız gerekmiyor. Kendimize itiraf etmemiz, kendimize yüksek sesle paylaşmanız yeterli. Bu bile çok önemli bir gelişim. Değişim herkes için. Gelişmek için değişmek şart. Değişim olmadan gelişim olmuyor. Önemli olan eksikliklerimizin olmaması değil. Eksikliklerimizin farkında olmamız ve eksikliklerimizi, tamamlamaya çalışma çabamız. Peki kaç kişi bunun için çaba sarf ediyor? Herkes yaşamdan bir şeyler bekliyor. Yaşamda en iyisini hak ettiğini düşünüyor. Ancak hiç soruyor mu kendisine, peki ben yaşama ne veriyorum diye. Bir markete gittiğimizde bile alacağımız bir şişe süt için bir bedel öderken, manevi değerlerin neden bedelsizce hazır bir şekilde bize gelmesini bekliyoruz? Yaşama bir şey vermeden ne alacağımızın beklentisiyle yaşamımızın sonunun gelmesini beklemek hem kendimize hem de yaşama karşı yaptığımız büyük bir haksızlık değil mi?

  Evet, acısıyla ve tatlısıyla bir yıl daha geride kaldı. Ancak önemli olan geçmişi unutmadan, geçmişten öğrendiklerimizle geleceğimizi nasıl yaşayacağımızı şekillendirmek. Biten bir yılın ve kayıplarımızın nedenini iyi değerlendiremezsek gelecekteki kazançlarımızdan olacağımızı da unutmamalıyız.

   Pazar’ı P.tesiye bağlayan gece, hayatında hiçbir şey değişmeyecek. Evet! Hiçbir şey değişmeyecek… 1 Ocak sabahı uyandığında bir önceki güne göre ne sende ne de çevrende hiçbir değişiklik olmayacak. Sen aynı sen, dünya aynı dünya olacak.

Bir gece daha geçti diye dünya daha iyi bir yer olmayacağı gibi sen de daha iyi bir insan olmayacaksın.

  Takvimleri de milatları da yaratan biziz; hepsi bir kurgunun ürünü… 2017 de bir sayı ama hayat gerçek! Bir gece daha devrilince, takvimde bir sayfa daha dönünce hayatımızın akışı bir anda değişmiyor? Yani evet yeni bir yıla girmek,elbette ki önemli; ama önemli olan biziz.. Bizim bazı şeylerin farkına varıp, hayatımızın tamamına hükmetmek ve yolunda olmayan bir şeyler varsa yoluna koymak...işte bunu yaptığımız gün; işte o gün bizim için yeni bir yıl olur...

  Yeni bir yıldan beklenti olmamalı diyorum ama yine de adet yerini bulsun diye birkaç satır yazmadan duramayacağım.. Aslında çoğumuzun beklentileri aynı; sağlık, huzur, mutluluk... Ben bu yıl kendime ek olarak “tahammül” diliyorum. Çocuğumuza, çevremize, yardıma muhtaç olup kapımızı çalana, aynı düşünceyi paylaşamadıklarımıza, aynı din ve dilden olmadıklarımıza... Saygının da temelini de zaten tahammül oluşturuyor diye düşünüyorum..Ve en çok da yapmacık davranmayan, yalın ve empati duygusu gelişmiş insanlar istiyorum hayatımda...

   Sizce? Sizce bu yıl en çok neye ihtiyacımız var?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97