Röportaj: Barış Arslan
editorbaris72@hotmail.com

** Seçime 5 gün kala AK Parti Batman 2. sıra adayı Ziver Özdemir çok umutlu. İl başkanlığı dönemindeki karnesine güvenen Özdemir, hiçbir zaman milletvekilliğini düşünmediğini söylüyor ve ekliyor; “Hizmet için yola çıktık, her türlü göreve hazırım.” 1. Sıra adayı Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kaptanlığında hazırladıkları seçim stratejisini uyguladıklarını söyleyen Özdemir, Kürt sorunu tartışmalarında da net konuşuyor; “Türkiye’de Kürt sorununu sadece AK Parti çözer. Biz tek tip Kürt olamayız. Farklı düşünceler olabilir...”
** Özdemir, bize gece yarısına doğru saat 23.00 sularında zaman ayırabildi. Bizi ofisinde karşılayan Özdemir, akşam yemeğini bile yiyememişti. Ayaküstü lavaş ekmek arası adana yiyen Özdemir, gece yarılarına, saat 01.30’lara kadar 12 Haziran için yoğun şekilde çalıştıklarını söylüyor. Türkiye’de Kürt sorunu başta olmak üzere bütün sorunların yeni anayasa ile çözüleceğini düşünen Özdemir, Ankara’ya gitmesi halinde de Batmanlılar ile ilişkilerinin kopmayacağını ve telefonunun sürekli açık olacağına dikkat çekiyor. Takım elbise giymekten yakınan Özdemir’in son seçim mesajları:
- Partinize 40’a yakın isim Batman’da aday adaylık için başvurmuştu? Bunların arasından seçilmek sizin için sürpriz oldu mu?
Yok, sürpriz olmadı. Sonuçta 2009 yılında belediye başkan adaylığım vardı. Her ne kadar seçimi kaybetsek de bölge illeri arasında başarılı seçim kampanyasını geçiren bir adaydım. Sonra da il başkanlığı görevini aldım, elimden geldiğince bu görevi layıkıyla yerine getirmeye başladım. Türkiye’nin en iyi performans gösteren ilk 5 parti teşkilatı arasına girdik. Aday adaylığı için il başkanlarının 15 Ocak’a kadar istifa etmeleri gerekiyordu. Adaylık için ismi geçen il teşkilatları arasında Batman da geçiyordu ve istifa edebilirsiniz denildi. Hiçbir sıkıntı görmüyordum. İl başkanlığı döneminde aktif bir şekilde çalıştığım için basın yoluyla hiç kendimizi tanıtmaya gerek duymadık.
-Aday gösterilmeniz parti merkeziniz tarafından çalışmalarınızdan dolayı takdir edilmeniz anlamına mı geliyor?
Elbette, öyle de yorumlanabilinir. Örneğin anayasa referandum sürecini yaşadık. 13 Genel başkan yardımcımız dahil olmak üzere her birimiz sandık başında sandık müşavirliği görevini yaptık. Hepimiz sandıklara sahip çıktık ve çok başarılı bir referandum sürecini yaşadık. Ayrıca bizim dönemimizde ilçe danışma meclislerini yaptık. Her ay il genel meclisiyle toplantı yaptık. Bütün çalışmalarımızı da rapor halinde gönderdik. Partimizi aldatmadık, resmimiz neyse o net çıksın ortaya. Tüm bunlardan dolayı adaylık için rahattım. Açıkça söyleyeyim; sayın bakanımız buraya verilmeseydi, ben kendimi liste birincisi olarak görüyordum.
-Yani karnenize güveniyordunuz?
Elbette. Vatandaşa hizmet için yola çıktık ve hiçbir zaman kirli ilişkilerin içine girmedik. Bu yüzden de kendimize güveniyorduk.
“GÖNLÜMDE BAŞKANLIK VARDI”
-İlk kez milletvekilliğine hazırlanıyorsunuz? Heyecanlı mısınız?
Heyecanım yok. Fakat şunu açıkça söyleyeyim; milletvekilliği hiçbir zaman gönlümden geçmiyor. Bir kez Fazilet, bir kez de AK Parti’den belediye başkanı oldum. Yani ben yerelde kendi insanıma hizmet etmeye daha çok önem veriyorum. Yerelde insan daha özgür ve bağımsız projeleri kendi ekibinizle uygulayabiliyorsunuz. Emin olun; hiçbir zaman milletvekilliğini düşünmedim. Şunu da söyleyeyim; hem adaylık sürecinde hem de il başkanlığı yaparken işinizden, ailenizden uzaklaşıyorsunuz.  Adaylık verilmemiş olsaydı da yine aynı performansla her ne kadar bir aday kadar olmasaydı da çalışacaktım. Partimiz de aynı şekilde çok yoğun çalışıyor. Örneğin şu anda bu seçim sürürken parti içinde hiçbir bağlantısı olmayan bir ekip çalışmaları izliyor ve ona göre yeni seçime giriliyor.
‘ŞİMŞEK TAKIM KAPTANIMIZ’
- Peki bir bakanla seçim çalışması yapmak nasıl bir duygu. Sayın Şimşek’in gerisinde kaldığınız anlar oldu mu?
Şimdi biz bir ekibimiz, bir ekibin içindeki fertleriz. Ebette kabinedeki bir ismin ekibin başında olması kadar doğal bir şey yok. Tanınmak her ne kadar bir avantaj olsa da bazen bir dezavantaja dönüşebiliyor.  Bırakın bakanımızın gerisinde veya gölgesinde kalmayı onu aramızda Batman’da görmek bir onurdur. Önemli olan bu ekibin başarılı olmasıdır. Ayrıca Maliye Bakanı’nın Batman’da aday olarak gösterilmesi aynı zamanda Başbakan’ın Batman’a verdiği önemi de gösteriyor. Bölgenin geri kalmışlığını değiştirmek için bakanımızın burada olması tüm Batmanlılar için avantajdır. Çünkü bire bir yerel siyasete bulaşmadan direkt olarak sayın Başbakan’a iletme imkanı bulabiliyoruz. Tabii seçim stratejimiz var. Toplu bir yerlerde bakanla birlikte, kırsalı da boş bırakmadan belirlediğimiz stratejiyi uyguluyoruz.
-Sayın Şimşek, futbolu da çok sevdiğinden hareketle, bu stratejinin takım kaptanı mı?
Meclisin A takımı kabine değil mi? O takımın kaptanı Başbakan’sa, elbette ki yerel de o takımın bir üyesi olur. Sayın bakanımız üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyor, kendisinden memnunuz.
- Kimileri dışarıdan soğuk bir duruşunuzun olduğunu söylüyor. Gerçekten Ziver Özdemir’in kişiliği nasıl?
Şimdi bu mizaç meselesi. Benim mizacımda samimiyet, bir arkadaşla yıllarca süren dostluk ve muhabbet devam eder. İşin doğrusu; çok riyakarlığı sevmem. Burada ben olduğum gibi, kendimi çok zorlamıyorum. Bir role bürünmeyi sevmem. Örneğin bir film senaryosunda bir insana 1,5 saatlik rol biçilir, A kılığından çıkıp B kılığına girersiniz, benim öyle bir durumum yok. Bir kahvede vatandaşla da otururum, bir elit tabakanın içinde bulunmadık. Hep kendi insanlarımız içinde yaşadık.
Ancak seçmenden değil de yakın arkadaşlarımdan otoriter kişiliğimin olduğunu söyleyenler var. Tabii çocukluğumdan beri ticaretin içinde olmaktan kaynaklanıyor. Çok çalışkanım, gerekirse ailemle bir ara olmaktan da feragat ederim. Örneğin son 1,5 aydır çocuklarımla doğru dürüst görüşmemişimdir. Şöyle gece 1’de bir çaldırırlar, uyanıksam hal hatırlarını sorarım.
BİR SEÇMENİN İLGİNÇ TAKTİĞİ!

- Peki gittiğiniz yerlerde seçmenlerin ilginç talepleriyle karşılaşıyor musunuz?
Tabii, ilginç şeylerle karşılaşıyoruz. En ilgincini 2009’da yaşadım, istiyorsanız bunu size anlatayım. Seçime hazırlandığımız dönemde bir vatandaş ısrarla telefon açıp, bize ulaşmak istiyordu. Partiye gelin, ya da şu noktadayım buyurun gelin diyorum. O hayır diyor, illaki buyurun siz evime gelin diyordu. Bir gün ikindi vaktiydi, evine yakın bir yerde yine aradı. Tamam dedik, adresi aldım iki arkadaşla evine gittim. Odanın bir köşesinde televizyonun üstünde bir kamera olduğunu gördüm, ben de bunu fark ettim ve yan tarafa oturdum.  Sonra kameradaki görüntüleri bize izletti.
Kadınlar, çocuklar, yaşlı amcalar ‘Ziver Özdemir bizim şu sorunumuzu çözerse Kuran-ı Kerim üzerine yemin ederiz ki bundan sonra ona oy vereceğiz’ diyorlardı. O anda müdahale ettim; kapatır mısınız görüntüleri dedim ve şunları söyledim; Ben hiçbir zaman para ilişkisine girmedim, bana oy versen de vermesen de bir sıkıntın varsa seçim sonrası gelirsin, sana yardımcı olmaya çalışırız. Teşekkür ettim ve kalktım.
- Sizce Batman’ın en büyük sorunu nedir?
Batman’ın sorunlarını şöyle sıralayabiliriz; birinci sırada huzur geliyor. Başka açıdan baktığınızda işsizlik sorunu var. Yerel ve şehirleşme açısından baktığınızda Iluh deresinin ıslah ve kentsel dönüşüm sorunu var. Çevre yolu sorunu vardı, il başkanlığı döneminde çözmeye çalıştık. Ayrıca şöyle bir durumla da karşılaşıyoruz; yolu kaymakam yapıyor deniliyor. O yolu hükümet yapıyor, vatandaşın sorunları tespit ediliyor, hükümete bildiriliyor ve iş bürokratlara düşer. Bütün teşkilatlarımızda sorunlar not ediliyor ve merkeze iletiliyor.  Örneğin bir köy temsilcimizin kirli suyun içme suyuna karıştığını söylediğinde, biz bu sorunu bile bildirmişiz. Belki çok dışarıya yansımıyor fakat sorunları bildirdiğimiz bir havuz var.
-Peki Batman için hayaliniz var mı? Ya da şöyle soralım; Batman için çılgın bir projeniz var?
Tabii, hayal olmadan yaşanmaz. Bakın; birkaç başlık altında hemen sayabilirim; Doğalgaz çalışmaları başladı. Yeni havaalanı bitmiş, artık sivil havacılığa geçmesi ve tam kapasite çalışması. Mardin-Batman yolu, Siirt-Batman, yine Diyarbakır ile duble yolu bitmek üzere. Bütün Batman’daki dinamiklerin projelere katılması gerekiyor. Batman çayının ıslahı artık bir mecburiyettir. Kime mikrofonu uzatsanız; bu sorunu dile getirir.
Yine ikinci ve üçüncü sanayi bölgesinin kurulması. Ayrıca Batman’da huzuru ve güvenliği yaratmadığımız sürece işsizlik devam edecek. Çünkü yatırımcı huzurlu ve güvenli bir yere yatırım yapmayı tercih eder. Batmanlı da yazlığına giden Batı’daki vatandaş gibi hafta sonunu rahatça köyüne gidip geçirmesini hayal ediyorum. Hayallerin sonu yok, sınırsızlar.
‘TÜM SORUNLARIN ANASI: ANAYASA’
- Başbakan’ın son Kürt sorununa yönelik çıkışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin Kürt sorununa bakışınız nasıl?
Şimdi Türkiye’de Kürt sorununu ancak AK Parti çözer. Şuna bakalım; Benzer sorunları yaşayan ülkeler aynen 9 yıl öncesine saplanıp kalmışlar. Fakat AK Parti bu 9 yıl içinde bu soruna saplanıp kalmadı. Değişimi sürekli teşvik etti. Ekonomi, yargı, sosyal hayat ve demokratikleşme ile bir sürü adım attı. İnsanı kendisine kul ve sadece kendisine hizmet etmesini isteyen bir sistemden söz ediyoruz. Böyle bir sistemi günün koşullarına, insan haklarına önem veren, insanca yaşamaya önem veren bir sistemi kurmak için biz 8,5 yılda çok ciddi mücadele verdik.
- Sizce demokratik açılım adı altında atılan adımlar yeterli mi?
Bence sadece Kürt sorununa ilişkin değil, bütün sorunların anası anayasadır. Bütün sorunların çözüm anahtarı anayasadır. Bası sorunları kısmı bir değişiklikle çözebilirsiniz, ama yeterli değildir. Bu hazırlık sürecini tamamlamamız lazımdı. Sivil anayasa artık Türkiye’deki bütün kesimlerin ortak talibi haline gelmiş.
‘TEK TİP KÜRT OLAMAYIZ’
- Anadilde eğitim sorunu nasıl çözülmeli? Sizce Kürtçe eğitim olmalı?
Allah’ın verdiği hakları hiçbir kimse ve hiçbir sistem yasaklayamaz. Bu anadil kullanımı da olur, diğer bütün haklarda da böyledir. Sayın Başbakan hem Van hem de Hakkari mitinginde asimilasyondan, red ve inkardan söz etti. Bu çok önemlidir. Bir binanın başlamadan önce onun projesini ve ekonomik bütçesini hazırlamasanız, başladığınızda o binayı yarım bırakırsınız. Bakın Batman’da sadece tuğlası örülmüş, sıvasız tamamlanmamış onlarca bina var. Niye? Çünkü o vatandaş iyi bir hazırlık yapmadan, bütçesini denkleştirmeden bu işe girmiş. Şimdi siz de kalkın deyin ki Kürtçe resmi olarak okullarda okutulsun. Peki bunun için hazırlığımız, altyapımız var mı? Öğretmenlerimiz var mı? Erken veya geç demiyorum. Kürtçe daha önce bu ülkede yasak bir dil değil miydi? Oradan buraya geldik. Bu bir süreçtir, empati kurmalıyız, birbirimizi anlamalıyız. Siz anayasada Türkiye vatandaşlığına yer verirseniz, birçok sorun, sorun olmaktan çıkar. Biz bir vesayeti kaldırmaya çalışırken, siz başka bir vesayeti getirmeye çalışırsanız bu olmaz.
-Peki Kürtler neden AK Parti’ye oy vermeli?
Kürtler dediğimizde hepsi BDP’ye oy verirse, o zaman bu sisteme karşı verilen mücadelenin ne anlamı vardı? Biz tek tip Kürt olamayız. Bütün Kürtler benim gibi BDP gibi, bütün Türkler MHP gibi, bütün Amerikalılar Obama gibi, bütün Almanlar Hitler gibi düşünsün bu mantıklı mıdır? Şimdi siz bütün insanları tek kalıba sokmak kadar sakat bir düşence yoktur. Türkiye’de Hıristiyanı, demokratı, çok dindarı veya kendince ataist olan da olacaktır. Hiç kimsenin Kürtler tek tipleştirmeye gücü yetmez. Ancak sorunlarımız vardır, bunları oturup konuşacağız.
‘SEÇMENİMİZE MAHALLİ BASKISI VAR’
-BDP ve CHP çalışmalarınızı zorladı mı?
Biz burada ne BDP’li bağımsızları, ne de CHP, veya SP ve Has Parti’ye ayrı görmedik. Biz bütün partileri kendimize rakip gördük ve çalışmalarımızı ona göre yürüttük. Biz ilkeli ve istikrarlı, kendi yolumuza yürüme baktık. Bizim hedefimiz 4 milletvekilidir, bunun için çalışıyoruz. Fakat halkımızın iradesine ve sandıktaki kararına da saygılıyız. Onu başımızın tacı yaparız.
-Bir açıklamanızda ‘gizli seçmenimiz var’ demiştiniz. Gizle seçmen nasıl oluyor?
Biz bunu şunun için söyledik; birçok arkadaşımız ve seçmenimiz işinden kopup da gelip lokale oturmuyor. Ayrıca bu süreçlerde vatandaşın bazı ciddi sıkıntıları oluyor. Vatandaşımız sıkıntı yaşamak istemiyor. Örneğin esnafımız huzursuz edilmek istenmiyor.
- Seçmeninize mahalle baskısı mı var?
Peki size soruyorum; yok mu? Yarın benimle gelin gittiğim noktalarda vatandaşımızı bir arkadaş olarak dinleyin. Açık, alanen AK Parti’ye çalışıp da çocukları okulda rahatsız edilenler yok mu? Örneğin bir arkadaşımız geçen gün şunu söyledi; ‘Şu kadar servis parası ödeyip, çocuğumu mahalledeki okuldan alıp başka bir okula götürdüm’. Niye dedim, sıkıntılardan dolayı dedi. Şimdi bu arkadaşın imkanı vardı, öyle yaptı. Peki ya diğerleri. Geçmişte olduğu gibi şimdi de bazı insanlar durumdan vazife çıkartanlar var. Gider komşusunu, iş arkadaşını rahatsız eder. Bu yüzden seçmenler rengini 12 Haziran’da gösterecek.
-Seçilirseniz, Sayın Şimşek’in bakan olmasından dolayı Batmanlı seçmenin yükü sizde olmayacak mı?
AK Parti kurumsal bir partidir. Teşkilatımızın iletişim ağı var. Çoğu sorunları teşkilatla çözdük. Teşkilata gelen ve yerine getirebileceğimiz her talebi yerine getirmeye çalıştık, vekillerimize aktardık. Şu anda bile sizinle konuşurken en az 7-8 cevapsız arama var telefonumda. Bunlara sizden sonra teker teker döneceğim.
- Peki bu Ankara’da sürecek mi? Batmanlıların cevapsız aramalarına dönebilecek misiniz?
Bundan kimsenin şüphesi olmasın. İki yıllık bir il başkanlığından sonra milletvekili olsanız bile bütün bağlarınız açık olmalı. Elbette ayrı bir yüktür. Bunun altında çıkabileceğimize inanıyorum. Bağımız kopmayacak, bireysel olarak da sürecek.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100