Tarih tekerrürden ibaret!
31 Aralık-1 Kasım 2006 gecesi…
Batman, tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyordu.
Enkaz sonrası tablo acıydı; 11 ölü ve milyonlarca lira maddi zarar…
Batman, felaketin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen hala o izleri silemedi.
*
17 Nisan 2012…
19.30-21.00 saatleri aralığı.
Sağanak yağış, kısa bir sürede kenti felç etti. Yağmur suları Çamlıtepe’den kent merkezine akıyordu. Milli Egemenlik Caddesi, TPAO bulvarı, İluh deresi, Pazaryeri ve Bölge Hastanesi sular altındaydı.
Sıcacık evlerinde televizyon izleyen ve internete takılanlar o yağışı pek de umursamamıştı.
Çünkü onlara göre ‘basit’ bir yağmur yoksul vatandaş için ‘yıkım’dı…
Vali Ahmet Turhan’ın o gün yaşanan yağışla ilgili bir gazeteye yaptığı açıklama oldukça düşündürücüydü;
“Televizyona yansıyan haberlerde Batman sanki 6 yıl önce yaşadığı seli yaşamış gibi gösterildi. Beni Ankara’dan çok sayıda yetkili ve tanıdık arayıp ‘geçmiş olsun’ dileğinde bulundu. Bu haberler şehrimize büyük zarar veriyor, biz kendi ayağımıza sıkmış oluyoruz.”
O gün ‘kabusu’ yaşayan vatandaşın sıkıntısı önemli değil,
O zor şartlarda vatandaşın mağdur halini görüntüleyen basın emekçilerinin ‘emeği’ önemli değil de…
Önemli olan; Vali beyin birkaç tanıdığı tarafından ‘Aaaa Batman’da ne oluyor yine?’ tepkisiyle rahatsız edilmesidir…
Bizim anladığımız bu!
*
5 Mayıs 2012…
10 dakikalık sağanak, yine Batman’ı felç ediyordu…
Batman’ın ‘olmayan’ altyapısı vatandaşlara eziyet ettirmeye devam ediyordu.
Bildik görüntüler kentte yaşamı durdurduğu gibi görünmez kazalara da davetiye çıkarıyordu.
*
…Ve 8 Mayıs 2012.
Yine sağanak yağış…
Kısa sürede kenti yine su götürdü. Vatandaşlar karşıdan karşıya geçmek için adeta cambazlık yapıyordu.
*
Batman Belediyesi’nin altyapı için milyon liralar harcamasına rağmen kentin 5-10 dakikada göle dönüşmesine açıkçası anlam veremiyorum.
Her yağışta Tayland ve Venedik’i andıran Batman’da ne altyapı, ne üst yapı, ne temizlik ne de doğru dürüst yatırım yok!
BİRLİKTE YIKALIM!
Defalarca yazıp, çizmemize rağmen ne yazık ki Yaşar Kemal Kent ormanında bir türlü önlem alınmadı. Dönemin Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan tarafından büyük emeklerle kente kazandırılan park viraneye döndü.
Aydınlatması olmayan, kamelyaları kırık, geceleri tinercilerden geçit vermeyen bu park, imara yeni açılan yerler için de köprü vazifesi görüyor!

Ağır tonajlı mikser araçların beton dökmek için altüst ettiği parka tek kelimeyle ‘yazık’ ediliyor.
Madem uyarılar dikkate alınmıyor…
O halde gelin hep beraber bir gecede Yaşar Kemal Park Ormanı’nı yıkalım!
Şahsen ben Yaşar Kemal’in yerinde olsaydım, adımı da geri alırdım!