Beni üzenlere, koskoca yangına su yerine benzin dökenlere selam olsun! Teşekkür ederim sizlere. Hayatta en önemli olan şeyin aldığımız nefes olduğunu hatırlattığınız için... Sayenizde öğrendim gerçek üzüntü neymiş, nasıl başedilirmiş...

   Saatlerce oturup duvarlara boş boş bakmayı, uykusuz kalmayı, hayatımda hiç bir anlamı olmayan insanların beni nasıl etkilediklerini, gecelerce hatta haftalarca uykusuz kalmayı... Karanlık sokaklarda kaybolmayı, sokak lambalarını aramayı öğrendim...

   Selam olsun, hergün beni biraz daha eksilten, yıpratan, uzaktan bile kötü enerjisini hissettiğim insanlara!

   Yaşamın aslında çok uzun bir yol olmadığınını, üzüldüğümüz zamanların toplamının bütün bir hayatı etkilediğini sayenizde öğrendim!

   Evinizde oturup hiçbir çaba sarfetmeden beni huzursuz edebildiğinizi gördüm. Bu en çok da benimle alakalı bir durum. Ben izin vermedikçe, kimse yüreğimin bam teline dokunamazdı. Ama yıllar içinde bu durum tam değişkenlik gösterdi. "Neden böyle oldu ?", "Ben neden böyle oldum?" Sorularına yanıt vermek için uğraşıyorum uzun bir zamandır...

  Bu satırlarda acılar, çöküşler ve en önemlisi çıkış yolları var; bu satırlar, bu duygular, bu cümleler, cebimde biriktirdiğim milyonlarca kelimeler nereye mi gider? Bir kitaba belki can suyu olur... Kimbilir!

   Uzaklarda çok gürültücü bir şehrin sessizliğinde olmayı isterken, çok sessiz bir şehirden çok gürültülü bir yerdeyim ne yazıkki! Ne kadar sadeleştirirsek sadeleştirelim insanın kendiyle başbaşa kalıp konuşacağı anları bulması kolay olmuyor. İşte o anlardan birini yaşıyorum şu an şu saniye; eylülün neredeyse ortası. 01:46 belki de son kez 10 Eylül, belki de son kez 01:46.da yazı yazmak... öyle ya, bir yıldan az kaldı. Hergün tüm ihtimallerin yarı yarıya inmiş haliyle yirmi dört saati devirme çabaları... Düşünüyorum yirmi dört dakika önce ne yaptım ben?

  En nihayetinde etten, kemikten, kıldan, tüyden, sinirden, yağdan oluşan bir canlıyız. Değer vermeyene değer vermemek gibi anlayamamış ya da anlamış ama uygulamaya geçiremeyen benim gibi kişilerin haklı isyanı bu!..

  Bu çırpınan yazı; dopdolu bir bilinç altından, yorulmuş bir beyinden, sıkılmış bir kalpten çıktı. Beni üzen insanlara doğru geri sayım çoktan başladı. Bu sefer bir şeyler dilemek geliyor içimden... Aborjinlerin dediği gibi : "Tanrı bize değiştiremeyeceğimiz şeyler için dayanma gücü, değiştirebileceğimiz şeyler için değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilecek sağduyu versin! "

  Selam olsun!...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85

banner84