Meme kanseri uyarısı!

07 Şubat 2017 Salı 16:21
Bu haber 485 kez okundu

**Batman Medicalpark Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Akıncı, meme kanserine dikkat çekerek; “Hayatı boyunca östrojen hormonuna daha fazla maruz kalan kadınlarda meme kanserinin daha sık görüldüğü bilinir” dedi.

Meme kanseri uyarısı!

“YÜZDE 90’INDA GENETİK FAKTÖR YOK”

Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Akıncı :“Meme kanserinde genetik faktörlerin rolü olsa da hastaların yaklaşık % 90’ında ailesel veya genetik bir faktör bulunmaz. Hayatı boyunca östrojen hormonuna daha fazla maruz kalan kadınlarda meme kanserinin daha sık görüldüğü bilinir. İlk âdetini daha erken yaşta görenler, daha ileri yaşta menopoza girenler ve menopoz sonrası 5 yıldan fazla süreyle hormon tedavisi görenler ile doğum kontrol hapları kullananlar meme kanseri açısından daha fazla risk altındadır. Ayrıca yağdan zengin gıdalarla beslenme ile meme kanseri arasında ciddi bir ilişki olduğu bilinmektedir. Alkol ve sigaranın meme kanseri riskini arttırdığı bilinir” dedi.

“TEŞHİSİ, PATOLOJİK İNCELEMEYLE KONULABİLİR”
Meme kanserinin en sık karşılaşılan belirtisinin, memede genellikle ağrısız, giderek büyüyen bir kitle olduğuna da dikkat çeken Dr. Akıncı: “Daha nadir olarak memede çekintiler, meme cildinde kalınlaşma, koltukaltında ele gelen şişlikler, meme başından kanlı akıntı, deride tahriş ya da bozulmalar ve meme ucunun hassaslaşması ya da içe çökmesi gibi meme ucu belirtileri görülebilir. Ancak yine bilinmelidir ki bu belirtilerin bir veya birkaçının bulunması kişide kanser olduğu anlamına da gelmez. Bunlar sadece dikkate alınması ve kişiyi hekime yönlendirmesi gereken belirti ve bulgulardır. Meme kanseri teşhisi ancak yapılacak biyopsi ve patolojik inceleme ile konulabilir” diye konuştu.

“ERKEN TANI, TEDAVİYİ BAŞARILI KILIYOR”

Meme kanserinin tedavisinde erken tanının önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Faruk Akıncı, şöyle devam etti: “Erken tanı için yapılabilecek birkaç şey vardır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi kişinin kendi kendini muayene etmesidir. Meme kanseri tanısı konulan hastaların çoğu memedeki ağrısız kitleyi 3-4 ay öncesinden fark ettiğini ancak çeşitli nedenlerle bunu önemsemediklerini ve bu nedenle hekime gelmediklerini belirtmektedir. Takip ve tarama açısından, 20–40 yaş arası kadınların ayda bir kendi kendini muayenesi ve en az iki yılda bir hekim tarafından meme muayenesi yapılması önerilmektedir. 40 yaşından sonra ise, ayda bir kendi kendine meme muayenesi, yılda bir hekim muayenesi ve en az iki yılda bir mamografi çekilmesi gerekmektedir.”

Anahtar Kelimeler Meme Kanseri

Yorum Gönder


@name x