Nefes almak gerekir bazen. Hayatın duraklarında inmek ve yolculuğa öyle devam etmek gerekir. Evet, nefes almak istiyorum; çocukluğuma gitmek ve kısa da olsa orda kalmak istiyorum. Hani deriz ya hep " şimdiki çocuklar çok şanslı " diye. Evet, çok şanslılar. O kadar şanslılar ki, 30’lu yaşlarına geldiklerinde, biraz nefes almak için eski günlerine gitmek istediklerinde ne yazık ki nefes alacak bir durak bulamayacaklar.  "Nasıl yani? "Dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle :

   - Öncelikle birçok şeye sahip olabilirler; ama özgürce koşup oynayabilecekleri ne bir ortamları var, ne de o şansa sahipler.

  - Doğmadan evvel odaları, kıyafet dolapları ya da pahalı bir sürü oyuncakları olabilir; ama sokakta özgürce top oynamanın ya da ip atlamanın tadını verebilir mi?

  - Eskiden akrabalık bağları vardı. Herkes bir arada ya da aynı sokakta otururdu. Haliyle kardeşler, kuzenler, konu-komşu hep içiçe, mutlu mesut yaşardık. Oysa şimdi böyle mi? Herkesin tek hayali, tek isteği herkesten uzak oturmak. Şimdiki çocuklar birinci dereceden akrabalarının her gün değil de, belki ayda bir görebiliyorlar o da en iyi ihtimalle...

  - Eskiden mahallenin bütün çocukları ile tek vücut tek beden gibi yaşar, rastgele komşunun kapısını çalar, su isterdik. Ola ki kavga ettik, büyükler kavgaya asla dahil olmazdı güler geçerlerdi, karakolda değil de kavga en fazla iki dakika sonra biterdi.

  - Eskiden bütün gün şekerli, boyalı şeyler yer, hasta olmaz, hiçbir zaman kilo probleminiz olmazdı; çünkü sürekli hareket halinde olup, enerjimizi son damlasına kadar tüketirdik. 

  - Çok çeşit yemeğimiz olmazdı; ama hepsi doğal ve ilaçsızdı.

  - Eskiden hafta sonlarını iple çeker, çizgi film izlemek için bekler ve müthiş mutluluk duyardık. Peki ya şimdi? Bütün gün dört duvar arasında çocukların ellerinde tabletler uyuşuk uyuşuk büyüyorlar.

  - Bir araştırmaya göre, mahkumlar; günümüz çocuklarından daha çok gökyüzünü görüyorlarmış. Ne acı bir durum. Aman çıkmasın hasta olur, aman koşmasın terler, aman dışarda oynamasın kaybolur diye diye çocuklarımızın renkli dünyalarını hapishaneye çevirdik...

  - Çocuklarımızın bizler gibi anıları olmalı, arkadaş ortamında otururken yahut o da kendi çocuğuna anlatabilmeli, eskiden şöyle yapardık, böyle şeyler yaşadık diyebilmeliler. Anılar biriktirmeleri lazım; çünkü bu yaşanmışlıklar, insan hayatının temelleridir, yapı taşlarıdır. Kaç yaşına gelirsek gelelim hepimizi mutlulukla gülümseten anılardır.

 - Hepimiz bahçeli evlerde oturur, yazları damda mis gibi uyur, istisnasız herkesin bir kedisi vardı.  Bizimkinin adı " Mesude " idi. Çıkmadığımız ağaç, kırmadığımız cam, dizlerimizde kanamayan yer neredeyse yoktu. Evet şimdi imkanlar daha iyi olsa bile, 3+1 evlerin bile dar ve küçük geldiği, bir dönemde yaşarken, 7 kardeşin 7.si de aynı odada yan yana serili yataklarda uyumanın tadını anlamak ne mümkün?

  Birkaç bilye versem o günleri takas eden olur mu acaba?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HAYRİ 2017-05-05 14:28:40

eski günler geri gelmiyor çocukluğumuzu kimse geri veremez bize çok güzel bir yazı teşekkürler

Avatar
mesut 2017-05-05 13:08:26

çok güzel bir yazı