E-GAZETE

NASIL BİR BAYRAM?

08 Eylül 2010, 11:04
 
 
*Herkesin düşlerinde yer alan bayramlar genelde şen-şakrak geçer ama bazıları için ise hüzün doludur bayramlar. Bu coğrafya da karşılaştığınız o kadar dramatik tablolar var ki, sizleri ister istemez karamsarlığa itiyor.
 
*Alış-veriş merkezlerinin önünde, çarşı merkezdeki işportacıların bulunduğu güzergahlarında “Yoksulluk ve sefalet” manzaraları insanı bir kez daha nasıl bir bayram düşüncesine itiyor. Haliyle fakirlik zor. “Çoluk çocuğuna bayramlık alır” düşüncesiyle kırsaldan ve gettolardan şehir merkezine inen ailelerin fotoğraflarını görünce insanın kanı donuyor.
 
UMUTLAR FİTRE VE ZEKAT
Hele bazılarının umudu ise fitre ve zekatlar... Bazı işadamları ile esnafların sokak ortasında avuçlarına doldurdukları kağıt paraları kaldırımlarda elleriyle, havaya tutup ‘kim alır’ dercesine fakirle dalga geçip yarış tutturanlar da yok değil, bu Ramazan bayramı öncesinde...
Fakirlik zor iş, bu memleketin makus talihi, kimse bu soruna çözüm bulmadı? Bu gidişle bulunmayacak gibi duruyor. Bazı kurumların gelenekselleştirdiği nakdi ve aş yardımına neredeyse kent merkezi nüfusu 350 bini bulan Batman’ın yarısının umudu haline gelmiş. Valiliğin yaklaşık 1 milyon TL’lik nakdi yardımının alabilmek için onlarca dar gelirli Sosyal Yardımlaşma Vakfı ile bankalar arasında mekik dokuyor. Sıcak geçen Ramazan ayında kimisi bir parça ekmek için dört kilometrelik yolu katedip, soluğu hayrına ekmek dağıtan fırınların önünde alıyor.
Bayram arifesinde şehrin iki yakasındaki manzara tıpkı uçurumu andırıyor. Gettolardaki dar gelirlilerin umudu bayramda yılda bir defada olsa iyi giyinmek/ temiz giyinmek, sofralarında hayırseverlerden alabileceği fitre ve zekatla belki de bayram sonrası kış mevsiminin hazırlığını yapıyor.
Önümüz kış.. Şimdi de dar gelirlinin kafasında yakacak var. Bu sene kömür yardımı olacak mı olmayacak mı sorusunu da şimdiden kendilerine soruyor bazı dar gelirli vatandaşlar. Gettolardaki semtlerde doğalgaz değil, kokaryakıt olarak bilinen tezek kümeleri var. Onların kafasında belki de daha iyi ısınabilmek için ek olarak da Mısır ve Pamuk saplarını tarlalardan toplamak yatıyor.
İşte bu sorunlarla boğuşan kentin diğer yakasındaki dar gelirli, hemen her yıl yaşanılan bu sorunlarla bir bayramı daha geride bırakacak.
 
REFERANDUM BÖLGESİNDEKİ BAYRAM
Bu bayrama denk düşen bir referandum var. Bayramın son günü Batman’da 260 bin seçmeni sandıklar bekleyecek.
Kimi;
Ne “Evet” ne “ Hayır” demek yerine “Boykot” diyor...
Kimi ise;
“ Evet” diyor... Yöremizde “Hayır” diyenlerin sayısı ise; malum “Evet”ten çok çok az. Çünkü; “Hayır” diyenlerin mitingi de görüldü, boykot diyenlerin mitingi ise “Evet”den de “ Hayır”dan da çok çok fazlaydı.
İktidar partisinin Batman’da mitingi olmadı ama, Bakanlarının geliş ve gidişleriyle her geçen yeni bir miting havası yakaladılar. Ancak, her zaman söylendiği gibi ezici oy potansiyeline sahip “BDP”nin boykotu bu kez sandığa nasıl yansıyacağı merak konusu... 260 bin seçmenden kaçı sandığa gidip oy kullanacak ya da sandık başına kaç kişi gitmeyecek? Bu durumu bayramın hemen sonrasında yapılacak olan referandumla görebileceğiz...
İktidarın Vekilleri bir süredir, Batman ve ilçelerinde sürdürdükleri “ Evet” kampanyasında hep 12 Eylül’e dikkat çekmeye çalıştılar. Muhalefet ise hep Anayasa değişikliği paketinde Kürtler’i ilgilendiren hiçbir şeyin olmadığını deklere ediyorlardı. Kürtlerin renginin de bu sandıkta belli olacağını altını çizerek vurguluyorlardı.
 
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE KONUŞULAN O FOTOĞRAF
Bu kentin aynası konumundaki Turgut Özal bulvarında hafta içinde ilginç bir kare vardı. Sabahın erken saatleriydi, çöpü eşeleyen bir ilköğretim öğrencisi başını çöpün içine sokarcasına elini yettiği yere kadar çöpleri eşeleyip duruyordu. Çocuğun silüetini ise ““Referandum afişleri, dövizleri sloganik söylemler eşliğinde” oluşturuyordu. İronik bir karenin yansıdığı deklanşörümüze o anı dondurmak geliyordu o an içimizden.
 
İŞTE NASIL BİR BAYRAM
Yazının başında da ifade ettiğimiz gibi “Nasıl bir bayram istiyoruz” sorusuna şimdi siz bir yorum yapın. Bu coğrafyamızda öyle acımasız kurallar var ki; ne referandum ne seçim ne de başka bir şey bu havayı kırmayı başarabilir o da “ Parasızlık- Fakirlik- Yoksulluk- Çaresizlik” bu bölgenin kaderi gibi. 350 bin kişiden on bini Avrupalı gibi yaşıyor; son model araçlarla şehri turluyor, şehrin arka siluetinde ise ekmek kuyruğuna girmiş gettolar var. Gettolarda da insanlık dramı yaşanıyor. Ramazan ayında bazı kurum ve kuruluşların bir birlerine vermiş oldukları iftar ziyafetleri de bu şehrin görünmeyen Pakistan, Filistin’lerini unutturuyor. Koca bir şehrin yerel yönetiminin yerine Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kuşadası Belediyesinin bir kaç dar gelirlinin karnını doyurdu. Aslen Gercüş- Kefre köyünden olan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in adına yazılan komik bir döviz, Öğretmenevi’nin bahçesinin ihata duvarında büyük icraat gibi sunulmuş. Güler misin ağlar mısın deyimini anımsatıyordu aslında bu afiş ayıbı.
İşte bu manzaralarla bir bayramı daha karşılıyor ve bir ramazan ayını daha geride bırakıyoruz.
Yarın bayram, bu olumsuz tabloların bir süreliğine de olsa yaşanmaması umuduyla, iyi bayramlar...
 
 

Bu makale 578 kez okundu
Yükleniyor...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI