KÜLTÜR-SANAT'TA BU HAFTA...

İki haftada bir yayımladığımız Kültür-Sanat sayfamızda bu hafta da birbirinden farklı konuları okuyucularımız için derledik.

KÜLTÜR-SANAT'TA BU HAFTA...

İki haftada bir yayımladığımız Kültür-Sanat sayfamızda bu hafta da birbirinden farklı konuları okuyucularımız için derledik.

admin
admin
13 Mart 2018 Salı 16:46
246 Okunma
KÜLTÜR-SANAT'TA BU HAFTA...

2018 Oscar Ödüllerini Kazananlar Belli Oldu

23 Ocak 2018'de adayların belirlendiğini Oscar ödülleri, 4 Mart 2018 itibariyle sahiplerini buldu. Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi(AMPAS) tarafından 1929 yılından bu yana verilen Oscar ödülleri; bir diğer adıyla 90. Akademi Ödülleri, birçok tartışmayı beraberinde getirdi. Film eleştirmenlerinin ortak bir kaygısı ve anlamlandırmaya çalıştıkları bir durum oluştu: Sinema nereye gidiyor?

Los Angeles'ta Dolby Tiyatrosu'nda Jimmy Kimmel'in sunumuyla gerçekleşen 90. Akademi Ödülleri'ne ''The Shape of Water'' damga vurdu.

2018 Oscar ödüllerinin sahipleri: En İyi Film: The Shape of Water. En İyi Yönetmen: Guillermo del Toro (The Shape of Water). En İyi Erkek Oyuncu: Gary Oldman. En İyi Kadın Oyuncu: Frances McDormand (Three Billboards Qutside Ebbing, Missouri). Yabancı Dilde En İyi Film: A Fantastic Woman. En İyi Animasyon Filmi: Coco. En İyi Belgesel Film: Icarus. En İyi Film Kurgusu: Dunkirk. En İyi Özgün Senaryo: Get Out. En İyi Görüntü Yönetmeni: Blade Runner 2049. En İyi Uyarlama Senaryo: Call Me By Your Name. En İyi Kısa Film: The Silent Child. En İyi Film Müziği: The Shape of Water. En İyi Özgün Şarkı: Remember Me (Coco).

Yeni Çıkanlar:

Erlend Loe'nun ''Naif. Süper'' adlı eseri Siren Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Lucius Annaeus Seneca'nın ''Ahlak Mektupları'' adlı eseri Jaguar Kitap etiketiyle yayımlandı.

Lars Fr. H. Svendsen'in ''Yalnızlığın Felsefesi'' adlı eseri Redingot Kitap etiketiyle yayımlandı.

1 Kitap:

Jean-Paul Didierlaurent

6.27 Treni

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent'in ilk romanıdır. Yayımlandığı gün itibariyle ülkesinde namı yayılan bu eser dünya çapında bir başarı yakaladı. 29 dile çevrilen ''6.27 Treni'' Türkiye'de de yeni yayımlanmasına rağmen kitlesini oluşturabildi.

Kitap tanıtımı: 36 yaşındaki Guylain Vignolles kâğıt geri dönüşüm fabrikasındaki işinden nefret eden yalnız ve mutsuz bir adamdır. Hayatı, sıkça sohbet ettiği küçük kırmızı balığıyla birlikte yaşadığı ev ve çalıştığı fabrika arasında geçer. Görevi, kitapları paramparça eden korkunç makine Zerstor 500’ü kullanmaktır. Kitapları yok etmekten duyduğu vicdan azabından kurtulmanın yolunu, her gün bindiği banliyö treninde, Şey’den söküp aldığı birbirinden bağımsız kitap sayfalarını yüksek sesle okumakta bulan Guylain, tekdüze hayatının akışının vagonda bulduğu o akıllı bellekle birlikte değişeceği umuduna kapılır. Minik aletin içindeki metinlerin yazarının peşine düşen bu umutsuz, şehirli adamın küçük hayatı büyük bir dönemecin eşiğindedir artık.


1 Şarkı:

Sezen Aksu

Eskidendi, çok eskiden

Hani erken inerdi karanlık
Hani yağmur yağardı inceden
Hani okuldan, işten dönerken
Işıklar yanardı evlerde
Hani ay herkese gülümserken
Mevsimler kimseyi dinlemezken
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden
Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi
Gitmiyor üzerimizden
Geçen geçti
Geçen geçti
Hadi geceyi söndür kalbim

Şimdi uykusuzluk vakti
Gençlik de geceler gibi eskidendi

1 Film:

Kan Dökülecek

Paul Thomas Anderson

Kan Dökülecek filminin vaat ettiği birçok husus var ama Daniel Day- Lewis ve Paul Dano'nun ''muhteşem'' performansları filmi izlemek için ilk sebep olabilir. Film kurgusuyla, müziğiyle ve en önemlisi kompozisyondaki temizliğiyle sakince izlettiriyor kendini. 2000'li yılların önde gelen filmleri arasında yer alıyor Kan Dökülecek.

İki Oscar ödüllü olan Kan Dökülecek'in kısa özeti: 1900'lü yılların hemen başında, ıssız çöllerde petrol arama çalışmalarını sürdüren küçük bir şirketin sahibi Daniel Plainview, alanında daha ileriye gitmek istemektedir. Hırslı ve işine tutkun bu adamın sadece çok bağlı olduğu küçük bir oğlu vardır. Gelişen olaylar sonrasında, petrol buldukları bir bölgede yörenin yerlilerinin izniyle arama iznini satın alan Daniel, hırsın götürdüklerine tanık olacak, diğer yandan ise kasabanın gencecik rahibinin yaşantısındaki hırs faktörü de Daniel'da olduğu gibi, sahip olduğu yegane şeyi mahvedecektir.


''Usta'' 15 Mart'ta Batman'da sahnelenecek

II. Abdülhamid Han'ın vefatının 100. yıl sebebiyle Ziraat Bankası tarafından organize edilen ''Usta'' adlı piyes, 15 Mart'ta Batman Belediyesi Ahmet Güneştekin Kültür Sanat Merkezi'nde sahnelenecek. ''Usta'' adlı piyesin yazarı ve yönetmeni Ahmet Yenilmez aynı zamanda II. Abdülhamid Han'ı canlandıracak. II. Abdülhamid Han'ın şehzadelik günlerinden başlayıp son günlerine kadar olan dönemi anlatacak olan piyes, 81 vilayette sahnelenecek.

Özcan Tikit'in ''Eski Düzen Yeni Dünya'' adlı kitabı yayımlandı

Batmanlı gazeteci-yazar Özcan Tikit'in ''Eski Düzen Yeni Dünya'' adlı kitabı Görüş Yayınları etiketiyle yayımlandı. Gazete Habertürk'ün Dış Haberler Servisi şefi olan Tikit, Eski Düzen Yeni Dünya adlı kitabında 2010 yılından itibaren Orta Doğu'daki ve Türkiye'deki gelişmeleri dünyadaki genel portre üzerinden inceliyor. Özcan Tikit'in ilk kitabı olan Eski Düzen Yeni Dünya, kitap satan internet siteleri üzerinden edinilebilir.

Eski Düzen Yeni Dünya kitabında yer alan 18 Ekim 2012 tarihli ''Öldüren Medeniyetler'' makalesi:

Bugün size henüz hayatının baharında iki genç kızın hikâyesini anlatmak istiyorum. Biri Doğu medeniyetinin en ham, en katı haliyle yaşandığı Pakistan'dan diğeriyse Batı medeniyetinin en ileri düzeyde yaşandığı Kanada'dan...

İlk kızımızın adı Malala. Bu adı muhtemelen ilk kez Başbakan Erdoğan'dan duydunuz. Taliban'ın saldırısı sonucu 9 Ekim'de başından ve boynundan vurulan 14 yaşında Pakistanlı kızı 1 haftadır tüm dünya konuşuyor.

Malala'nın hayatını değiştiren gelişmeler birkaç yıl önce başladı. Taliban'ın yaşadığı bölgeye hakim olmasından sonra kız çocuklarının okula gitmesinin yasaklanmasını kabullenemedi. Dünyanın en güçlü ordusunun bile 11 yıldır bileğini bükemediği bir örgüte meydan okudu.

Daha 11 yaşındayken başladığı blog yazılarıyla Taliban'ı sert bir dille eleştirip Pakistanlı kızlara cesaret aşıladı. Pakistanlı kızların dilediği giyinip, dilediği gibi sevip Batılı hemcinsleri gibi yaşayabilmesi gerektiğine inanıyordu. Tehlikenin de farkındaydı tabii; ama inandığı gerçekler için ölmeye hazırdı. Örgütün deyimiyle, kalemi ve diliyle Taliban'a savaş açmış bir ''günahkardı'' Malala. Okul servisinde kendisine ateş eden zihniyete göre, böyle olduğu için ölümü de hak ediyordu.

Şimdi İngiltere'de bir hastanede yaşam mücadelesi veriyor. Binlerce, ne binlercesi yüz binlerce hemcinsiyse onun için dua ediyor. Kaç gündür ülkesi Pakistan'da, komşu ülkeler Hindistan ve Afganistan'da kadınlar, Malala için dualar edip mumlar yakıyor.

Dua eden diller Taliban'a da lanet okuyor, günlerdir. Malala, kadınların bu şekilde Taliban'a meydan okuduğunu görebilse Pakistan'ın en mutlu kızı olurdu muhtemelen.

Şimdi gelelim ikinci kızımıza, Kanadalı 15 yaşındaki Amanda Todd'a.

Kanadalı Amanda, birkaç yıl önce internette sörf yaparken bir adamla tanıştı. Uzun süre sohbet ettikten sonra tanımadığı bu adamın ısrarı üzerine tehlikeli sulara yelken açmaya karar verdi. Başına geleceklerin farkında değildi. Gençli ateşi veya saflık, adına ne derseniz deyin web kamerasının karşısında soyundu, göğüslerini gösterdi.

Karşındaki adamın ne kadar kötü niyetli biri olduğunu bilmiyordu. Bu görüntüleri arkadaşlarına göndereceğini, bu da yetmezmiş gibi Facebook'ta bir grup kurarak kendisini cezalandırmaya çalışacağını da...

Görüntüleri internete düşen genç kız, arkadaşları tarafından dışlanır, bunalıma girer, uyuşturucuya sarılır, okul değiştirir. Tam her şeyden vazgeçecekken yine bir adam çıkar karşısına. Kendisinden yaşça büyük olan adamın ''Sana aşığım'' sözüne kanar, evine gider. Çok geçmeden bir kez daha yanılmış, kandırılmış ve kullanılmış olduğunu fark eder.

Kendisine aşık olduğunu sandığı adam, sevgilisi ve bir grup arkadaşıyla birlikte Amanda'yı okulun önünde rezil eder, olmadık hareketlerde bulunur. Adamın kız arkadaşıysa Amanda'yı okulun önünde adamakıllı döver.

Bunca talihsizliğin ardından hayata küser Amanda. Başvurularına rağmen internetteki eski görüntüleri o siteden bu siteye yayılmaya devam eder. Etrafında derdini anlatabileceği tek bir dostu kalmayan genç kız, bir kez daha geçer web kamerasının karşısına. Başından geçenleri, yüzünü göstermeden yazdığı notlarla tek tek anlatır.

Eylül ayında Youtube'da yayınladığı görüntünün son karesindeki notta, ''Yalnızım, birilerinin yardımına ihtiyacım var'' yazıyor.

Youtube'daki videosu Kanada ve ABD'de milyonlarca kişi tarafından izlenen Amanda ne yazık ki artık yok. Geçtiğimiz hafta canına kıyarak milyonları yasa boğdu. Doğu'nun Malala'ya ağladığı şu günlerde, Batı da Amanda'ya ağlıyor.

''Malala'nın uğruna öldüğü medeniyet, Amanda'yı ölüme sürükledi'' desek yanlış mı olur karar veremedim. Ama şurası kesin ki medeniyetler farklı olsa da isimler farklı olsa da kurbanlar aynı...

Anahtar Kelimeler:
BatmanKültür Sanat
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97