‘e-muhtıra’, ‘örtü’, ‘kapatma’, ‘derin’, ‘çeteler’, ‘ergenekon’ ve son olarak da ‘uzlaşma’ kavramı….

 

Belleklerimiz her gün yeni bir kavramla tanışıyor… Ülke gündemi o kadar hareketli ki, bu sayede kelime darağacımız da zenginleşiyor…

 

Son zamanların en çok kullanılan kelimesi; ‘uzlaşma…’

 

Bu kavram ilk etapta pozitif bir enerji saçıyor bizlere… Bir bakıma anlaşma… Bir bakıma tarafların bazı konularda esnek olması ya da geri adım atması… İlk çağırışım bunlar…

 

Kelimenin anlamını bir tarafa bırakalım da… Kelimeyi kimler, ‘kimler’ için kullanıyor, asıl mesele bu…

 

Ülke tansiyonu ‘kapatma’ davasıyla hala yükseklerde…

 

Kapatmanın doğurduğu kavramlar da medyada manşetlerde…

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son günlerde tansiyonu düşürmek için girişimlerde bulunmaya başladı… Medya, Gül’e bu kez farklı bir portre çizdi… Abdullah Gül’e ‘uzlaştırıcı’ imajında bulundu…

 

Her şey iyi güzel de ‘kim’ kiminle uzlaşıyor?

 

Malum Ergenekon operasyonuyla hiç ummadık gözaltılar ve tutuklamalar yaşandı… AKP’ye açılan kapatma davası ile Ergenekon bütünleşti/bütünleştirildi…

 

Kimileri kapatma davasına misilleme olarak değerlendirdi, kimileri de daha farklı yorumlarda bulundu.

 

Ülkeye yön veren simalar ‘içeri’ye alınınca ‘dışarıdaki derin’leri de korku sardı…

 

Bu fırtınanın bıraktığı enkazın adı da ‘uzlaşma…’

 

Neden derseniz?

 

Ülkenin ‘en dokunulmaz gazetecisi’nin kayıt altındaki konuşmalarına rağmen serbest kaldıktan sonra sarf ettiği ‘uzlaşma’ söylemine Başbakan’dan da olumlu adımın gelmesi… Daha sonra Cumhurbaşkanı da bu adıma ‘onay’ vermesi…

 

Ve uzlaşma için düğmeye basıldı.

 

Ancak kafalarda da şu soru oluşmaya başladı;

 

‘Kim, kiminle uzlaşacak?’

 

‘Uzlaşmak’ demek AKP’ye kapatma davasının geri çekilmesi, Ergenekon operasyonun durması anlamında mı?

 

Çünkü uzlaşma çağrısı ülkenin dokunulmaz gazetecisinden geldi… Yanıtı da Başbakandan…

 

O halde yukarıdaki soru da abes olmaz…

 

Tepedekiler ya ‘uzlaşma’ kavramını ‘Ergenekon’dan ayrıt edip operasyon devam edecek, ya da operasyonu durdurarak birilerine taviz verecek.

 

‘Bu ülke bu tansiyonu kaldırmaz. Sorunları örtüp, bir an önce uzlaşalım’ deniliyorsa vay ülkenin haline….

 

Bilinen bir gerçek var ki bilmediğimiz birçok ‘uzlaşma’ sağlanmış zamanında… Ancak o uzlaşmalar hiç de yararına olmamış demokrasinin…

 

Umarız bu uzlaşma da ‘öteki’ uzlaşmalara benzemez.

 

***

 

BATMAN ‘TRAFİĞİ’

 

Ülke gündemi nasıl olsa meşgul… Biraz da memleketin gündemine dönelim…

 

Tartışılıp, konuşulması gereken trafik sorunu…

 

Batman trafiğini yaza yaza gına geldi…

 

Minibüsçülerin ‘insan taşıma’ adı altında ‘mal taşır’ edasındaki uygulamasına kimseden ‘çıt’ çıkmıyor.

 

Bu kentin başında iki yönetici var…

 

Vali ve Belediye Başkanı…

 

Her ikisi de sık sık esnaf turuna çıkar, sorunlarını dinler. Onlarda trafiğe çıkıyor ve manzarayı görüyor… Ancak karşılaştıkları trafik rezaletine müdahale bile etmiyorlar…

 

Bir kentte trafik bu kadar mı kötü olur?

 

Hiçbir trafik görevlisinin kontrolde bulunmadığı, araçların gelişi güzel park edildiği, minibüsçülerin vatandaşın pestilini çıkarırcasına yolcu bindirdiği araçlara hiç mi rastlamıyorlar?

 

Kim sorumlu bu rezaletten?

 

Trafiği denetlemek kimin işi?

 

Sahiplenen yok…

 

Lütfen birileri şu trafiğe el atsın…

 

Vatandaş ‘mal’ gibi minibüslere sıkıştırılmaktan bezdi.

 

Aylardır ihalesi yapılan ‘halk otobüsleri’nden de ses yok. En azından bu çalışmayı hızlandırın da vatandaş rahat bir nefes alsın.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.