Uzun zamandır aklımda olan ama nedendir bilmiyorum hep ertelediğim, bazen de burnumu sızlatan bir konu bu... Tam da zamanı dediğim bir zaman; çünkü etrafımda bu mevsimde o kadar Gurbetçi var ki... Kafamı nereye çevirsem onlar. Bütün bir yıl çalışıp memleket hasretiyle yanıp tutuştuktan sonra ülkesine gelip paraları çatır çatır harcayan insanlar topluluğu. Halk arasında tamamı "Alamancı" olarak nitelenen, ekmek parası uğruna, yurt dışında çalışmış, büyük kısmı ekmek parasından fazlasını kazandığından ülkesine geri dönünce akrabaları ve arkadaşları tarafından tabiri caizse "yolunacak kaz" muamelesi görmüş insanlar... Her ne sebeple olursa olsun bana göre gurbette yaşamak durumunda kalmak çok zor. Bir kere, alıştığı çevreden kopup yabancı bir ortamda var olmaya çalışan, zaman zaman herkes kadar ve zaman zaman da herkesten daha sık yaşamın anlamını yitirebilen, nereye ait olduğunu unutup bocalayan insanlar. Kendi kendilerini sosyal-psikolojik hapishaneye sokarlar, bir yere tam anlamıyla ait olamama duygusu, onlarda ruhsal çöküntüye yol açıyor. Tarihsel ve geleneksel bağlarla kimliklerini, kişiliklerini ne yazıkki tamamlayamıyorlar. Ha bunun tam tersi yok mu? Tabi ki var; ama çoğunluğu böyle maalesef! ( Yüzdesini bilemem, sallamak da istemiyorum; ama yüksek bir oran diyebiliriz, istisnalar kaideyi bozmaz) Benim gördüklerimin çoğu kendi vatanının insanlarını, kendi dillerini, kültürlerini aşağılayan, ne buralı, ne oralı olabilmiş, iki kültüre de adapte olamamış, ancak çakma yabancı olma hevesinde, ama arada kalmış, ego sorunu yaşayan ve maalesef bunu yaşam biçimi haline getiriyor çoğu.
Tabi başka bir bakış açısı da var; aslında doğru kullanılırsa büyük bir avantajdır gurbetçi olmak: İki dili bilmektir çünkü en başında. Ana dilin gibi akıcı konuşabildiğin ikinci bir dile sahip olmaktır. İki kültürü de tanıyıp seçme özgürlüğüne sahip olmaktır. İki ülkeyi kıyaslayıp birini seçebilme özgürlüğüdür. Ve iki ülkenin eksi ve artılarını tartabilmektir. Kendini ait hissettiğin ülkede neyin kıymetini bilmen gerektiğini ve neyin değişmesi gerektiğinin farkına varmaktır. Ama bunları yapabilmek için öncelikle bilinçli olmak ve yeterince özgüvenli olmak gerekir. Bu şekilde düşünen ve yaşayanlar vardır elbette; ama sanırım sayıları çok az...
Herkes için doğup büyüdüğü yerin bir anlamı, değeri vardır. Gideceğiniz yerin şartları ne kadar iyi olursa olsun, yine de doğup büyüdüğümüz yerleri özleriz. Bu insanî bir duygu, insanî bir ihtiyaçtır. Her ne için olursa olsun insanın memleketi gibi, insanı gibi, toprağı gibi yok. Herkesin vatanı onun olsun ve lütfen kimse doğup büyüdüğü topraklardan uzaklaşmak zorunda kalmasın! Kişi yurdu dışında ne denli iyi bir yaşama ortamı bulursa bulsun yine de yurdunu arar, özlemini çeker. Bülbülü altın kafese koymuşlar " Ah Vatanım " demiş... Vatansız kalmamak dileğiyle... Vatanına, bayrağına sahip çıkanlara selam olsun !!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fesih 2017-09-05 12:01:37

Bizim yakın akrabalarımız var yurt dışından geliyor 1 tl yararlarını görmedik hep bizden yiyip içiyorlar birde son model arabalarla burda forslarını atıyorlar bence bu memlekete geleceksen 1 tl harcamayacaksan gelme diyorum . çok güzel bir konuya deyinmişsiniz tebrik ederim.