Günümüzde bayramların ne kadar sade ve eskisi gibi geçmediğini hep duyarız. Büyüklerimiz bizlere eski bayramları devamlı olarak anlatırlar. O zamana göre hayatımız oldukça sıradanlaşmış. Bunun farkında olan kadar, olmayan da var ne yazık ki...

Öncelikli olarak yapılan bu tespit için, soracağımız tek bir soru var: "Değişen biz miyiz, yoksa bayramlar mı anlamını yitirdi?"

Bu soruya sanırım verilecek en etkili cevap; "Biz değiştik" olacaktır.
Evet, bizler değiştik.
O kadar değiştik ki, tutup bütün suçu bayramlarda arıyoruz; oysa bayramlar yüzyıllardır günümüze kadar gelen en güzel geleneğimizdir. Türkler ve birçok medeniyet için bayramlar en önemli günler olarak kabul edilmiştir. Dini ve resmî bayram olmak üzere ikiye ayrılırlar. Resmî bayramlar Cumhuriyetle ilgili olup,  dini bayramlar toplumun inançları doğrultusunda kutlanmaktadır. Her iki bayram da resmî tatil olarak ilan edilir. Eminim hepimizin dini bayramlarla ilgili çocukluğumuza dair birçok anısı vardır. Her şeyden önemlisi, eski bayramlar dört gözle beklenirdi. Şimdi ise, bayrama sayılı gün kaldı fakat hepimizin istediği tek şey; bayram tatili, yemek yemek, uyumak, dinlenmek... Çünkü bayramlar artık eşittir "işe gidilmeyen günler" oluyor yazıkki...

Hazır baklavaların ikram edilmediği bayramlardı bizim yaşadığımız bayramlar. Şimdi ise taa günler kala hatta haftalar öncesinden tatlı siparişi veriliyor. Her şey gibi tatlılar da emeksiz ve hazır...

Çocukluğumuzun bayramlarında büyükler bayram namazına gider, biz çocuklar erkenden uyanır - ki zaten heyecandan hiçbirimiz uyuyamıyorduk - konu komşu kim varsa şeker toplamaya gider, hatta en uzak akrabaya ya da bilmem kaç mahalle ötede herhangi bir evin kapısını çalıp çekinmeden şeker alırdık; çünkü tanımadığımız o evdeki adam bizi kaçırmaz, öldürmezdi. Çünkü güven vardı,insanlar bu kadar kötü değildi...

Eski bayramlarda bana göre en çok özlediğimiz ve akılda kalan husus; bayram kıyafeti... Allah'ım, o nasıl bir duyguydu öyle! Sıradan, ucuz bir kıyafet nasıl olur da o duyguları yaşatır? Çünkü şimdiki gibi her gün kıyafet alınmazdı. Şimdiki çocuklar gibi doyumsuz değildik, dolaplarımız tıka basa dolu olmazdı -ki çoğumuzun dolabı bile yoktu…

Hemen hemen ailedeki herkesin evine gidilir bayramlaşırdık. Günümüzde ise, mesaj atmak veya aramak yeterli oluyor.

Kim ne derse desin eski bayramlar değil yaşadığımız! Bir nevi yansıması gibi, soğuk ve hissiz...Fakat her şeye rağmen bayramlar, neşe kaynağı, birlik ve kardeşlik kaynağı olmaya devam etmeli... Fakir ve kimsesizler, yaşlı ve yetim öksüz çocuklar hatırlanmalı, onlar ziyaret edilip gönül tellerine dokunulmalıdır. Büyüklerimiz, akrabalarımız ziyaret edilerek akrabalık ilişkileri perçinlenmelidir...

Evet, yaşadığımız bayramlardan çok da hoşnut olmasak da, çocuklarımız için eski duyguları yaşamaya gayret edelim, onlara anlam ve önemini söyleyerek değil; yaşayarak ve yaşatarak hissettirelim... Herkese musmutlu bayramlar...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.