Eğitim ve müfredat ilişkisini açıklamadan evvel eğitim ve öğretim kavramlarını kısaca tanımlamak konuya doğru bir perspektiften yaklaşmak açısından faydalı olacaktır.

Pek çok farklı tanımı yapılmakla birlikte genel olarak eğitim, bireyin yaşantılar yoluyla istendik yönde kalıcı izli davranış kazanma ve kazandırma sürecidir.  Öğretim ise bir bilginin veya bir problemin olası çözüm yollarının kavranması ve belleğe yerleştirilmesi sürecidir.

Eğitim kalıcı izli davranış kazanma/kazandırma süreci ise bu durumda okullarda verilen eğitim-öğretim daha çok öğretim odaklıdır. Eğitim tanımından da anlaşılacağı üzere kalıcı izli davranış-alışkanlık kazandırma sürecidir. O halde öğretilen bilginin kalıcı izli olması için yaşantı yoluyla kazandırılması için belli bir süreye ihtiyacı vardır.

Okullarda aynı konular basitten karmaşığa doğru belirli sınıflarda tedrici olarak tekrar edilmektedir. Bu, bilginin öğretilmesi ve hafızada saklanması, korunması açısından olumlu olabilir. Ancak öğretilen bilgilerin öğrencinin hayatında kalıcı izli bir davranış olabilmesi için yeterli bir süre ile bunları yaparak yaşayarak, deneme yanılma yoluyla deneyimlenmesi, alışkanlığın oluşmasını sağlamak için şarttır.

Örnek olarak vermek gerekirse fen bilgisi dersinde sindirim sisteminin bir iki haftalık ders saati ile öğretilmesi mümkündür. Ancak sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için gereken beslenme ve korunma becerisini çocuklara alışkanlık olarak kazandırmak için bu yeterli bir süre değildir. Çocukların zihinsel gelişim özelliklerine göre dengeli ve sağlıklı beslenmeyi alışkanlık olarak hayatlarına kazandırabilecekleri en ideal sınıf seviyesinde bir sefere mahsus olmak üzere bir dönem boyunca yaparak-yaşayarak deneyimleme fırsatı verilerek bu eğitimi kalıcı olarak almaları sağlanabilir. Hatta sınıfta dijital uyguma ile olabileceği gibi simülatör robotlarla da biri sağlıklı biri sağlıksız beslenen iki örnek üzerinde de sonuçları süreç boyunca izlenebilir. Bu süreç içinde sınıfta, sosyal yaşamında aile ve öğretmen gözetiminde süreç, takip edilip ilgili alışkanlığın kazınılması/ kazandırılması sağlanabilir.

Türkçe derslerinde okuma-yazma becerisi ilkokulda öğretilmesine rağmen okuma-yazma alışkanlığının kazandırılması konusunda da benzer bir yaklaşımın olduğunu söyleyebiliriz. Birinci yarıyılda ya da birinci sınıfta okuyabilme-yazabilme becerisini öğretebiliyoruz. Ancak alışkanlığı geliştirme ve sürdürme noktasında sınıfta kalıyoruz.  Okuma alışkanlığı ile ilgili istatistikler de sanırım bu konuda fikir vermektedir.  Maalesef okul anlayışımızda okuyabilme-yazabilme becerisi kazanınca /kazandırılınca iş bitti sanıyoruz. Oysaki okuma ve yazma alışkanlığı yaşam boyu sürdürülmesi gereken bir beceridir. Bu bakımdan diğer birçok konuda olduğu gibi okuma ve yazma alışkanlığı ilkokul yıllarından itibaren kazandırılmalı okuma alışkanlığı farklı yazın türleri (şiir, biyografi, makale, roman, hikâye vs.) ile devam etmelidir. Aynı şekilde yazma alışkanlığı da yine farklı yazın türleriyle eğitim hayatı boyunca devam etmelidir. Birey kendini gerek yazılı gerekse sözlü olarak tam ifade edebilmelidir. Bugün en basit ifadeyle bırakın makaleyi, özgeçmişi pek çok kişi dilekçe bile yazmakta bile zorlanmaktadır.

Sosyal bilgiler dersinde çevre ve kurallar ile ilgili konularda da benzer şeyler söylemek mümkün. Çevre koruma bilgisi ve kuralların hayatımızdaki yeri ve önemi üzerine bilgileri kısa sürede öğretebiliyoruz. Ancak alışkanlığı kazandırmak konusunda başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Çöpün çöpe atılması gerektiğini kırmızı ışıkta geçilmemesi gerektiğini bilmeyen yoktur. Ancak kurallara uyma ve çevre koruma konusundaki zafiyetimiz de hepimizin malumu olduğu konular.

Sonuç olarak baktığımızda bugün ülkemizin en büyük sorunları sağlık, çevre, iletişim ve hukuk değil midir? Müfredatın kalıcı izli davranış kazandırmaya uygun olacak şekilde tekrardan bilimsel çalışmalar ışığında bu perspektiften değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.  Böylece eğitimin tanımına da uygun bir müfredat ortaya koymuş oluruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.