Her Eylül ayı geldiğinde içimi bir hüzün kaplar. Eylül, hüzün ayı, hazan mevsiminin başlangıcı.

   Eylül, Süryanice'de üzüm anlamına gelir. Eylül, üzüm ayı. İngilizce'deki September karşılığı ise, Latince'deki yedinci anlamındaki Septi sözcüğünden gelmektedir. Eylül ayı, Roma takviminde yedinci aydı. Bana göre Eylül, yılın en sevimli, en serin, en soluk, en huzurlu ayıdır. Yeşil yaprakların sararıp bir bir dökülüp yollara savrulup muazzam görüntüler çıkardığı mevsimdir. Bilinen bir gerçek var ki, o da hiçbir şeyin süreklilik taşımadığıdır. Güzelliğin, mutluluğun, canlılığın, saflığın, gençliğin ve hayatın tıpkı kuruyan yaprağın dalını terk etmesi gibi, insan da günü geldiğinde her şeyini geride bırakarak hayata tutunduğu dalını terk edecektir.

   Eylül, kuşların göç ettikleri ayın ilk günü...

   Hüzün ve ayrılıkların ayı olmasına rağmen Eylül ayı güzeldir.

   Bügüne kadar ve bundan sonra bile Eylül ayı üzerine yazılmış milyon tane romanlar, hikayeler, anlatımlar, anılar, şiirler ve şarkıları saymakla bitiremeyiz. Şairlerin ve yazarların en büyük ilham kaynağıdır...

  Değişimin habercisidir bir yandan, hazırlık dönemidir. Bu yüzden bir nevi yılbaşı sayılır bence. Temmuz Ağustos gibi ortancı değil, Ocak Şubat gibi evcil hiç değildir.

   Okulların açıldığı aydır. Ve bu sebeple her sene eylül ayında- öğrencilik biteli bunca yıl geçmiş olmasına rağmen- canım yeni defter, kalem almak ister. Evdeki çalışma masama, kalem kutuma bir çeki düzen verme, yeni bir deftere başlama, yeni defterin ilk sayfasına özene bezene yazma arzusu doldurur içimi... Hüznün miladi takvimde yer bulmuş hali olsa gerek Eylül...

   Kim ne derse desin 12 ayın içinde en asil ve en hüzünlü aydır. "Yalnızım ama tek başıma da ayaktayım" der gibi durur Eylül... "Öyle de yaşa beni" der sonra sanki... Ahmet Altan'ın dediği gibi " Bitenin başlayana dokunduğu yerdir Eylül. Onun için kanatır. Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur. Eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim"...

   Hazan ayıdır. İnsanların hayatlarından pekçok şeyi alır götürür kimi zaman. Kimi zaman da insanın içini kemirir kahverengiliğiyle...

   Ocak, Şubat, Mart v.s aylarına kimse prim vermezken, "Nisan" la birlikte insan adı olma hakkı kazanmış aydır.

   Havanın birdenbire sarardığı ay. Üstüne yağmurun damladığı, insanın içinin ürperdiği, yazın bitişinin habercisi...

   Nedensiz hüzün hissettirir insana...

    Bence Türkçe'deki en hüzünlü kelimedir.

   Bütün bir yazı evde geçiren ben için, nedense ama nedense bu Eylül bambaşka olacakmış gibi bir his taşıyorum içimde. Tam zamanında gelmiştir bu sene...İyi zamanlama... iğrenç bir Ağustos geçirmekteydim, geçirdim bitti... Eylül'e sakladım sevinçlerimi... Pek güzel başlamadı, güzel devam eder umarım...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 2017-09-07 11:54:05

Yazınız güzel ancak mart deyip geçmeyelim. Eylül ayrılıksa mart vuslattır. Eylül hazansa mart diriliştir. Eylül isimse mart atasözüdür. Eylül ekinoks ise mart da ekinokstur. Eylül ve mart simetrik mevsimler :)