banner34

DİCLE KIYISI…

DİCLE KIYISI…

Arif ARSLAN

haber.gazete@hotmail.com
08 Temmuz 2012, 15:32
Bu makale 1463 kez okundu
*Batman, her ne kadar 60 yıllık geçmişe sahip bir kentse bile bulunduğu Mezopotamya coğrafyasında o kadar zengin ki; bunu kelimelerle tarif etmek zor.
 
*Batman’ın il sınırlarının bulunduğu alanda tabiri caizse tarih fışkırıyor. Gün ışığına çıkmamış eserleri kazılarda çıktığını duyunca heyecanlanıyoruz.
 
ZENGİN COĞRAFYA…
12 Bin yıllık tarihi Hasankeyf kadar Dicle nehri ile Batman çayının kesiştiği Oymataş (Bediya) yakınlarındaki Kuriki höyüğünün ne denli zengin bir yerleşim biri olduğuna tarihçiler dikkat çekiyor.
Kazıların sürdüğü Kurike höyüğünde Çukurova Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Elif Genç’in çarpıcı açıklamaları dikkat çekici. Bu coğrafyanın zengin bir kültür topluluğuna ev sahipliği yaptığını ortaya çıkan eserler anlatıyor.
1990’lı yılların başında ABD’li Michael Rosenberg, Dicle havzasındaki höyükleri tespit ettiğinde bu coğrafyanın tarihi yeniden gündeme gelmişti. Kozluk-Hallen Çemi höyüğünde de 10 bin yıl öncesinin taş yapıtları gün ışığına çıkaran isim ABD’li Rosenberg’ten başkası değildi.
Dicle nehrinin geçtiği kıyılarda kurulan kentlerin tarihine ışık tutan arkeolog ve bilim adamlarını dinledikçe 60 yıllık petrol kenti Batman’ın sadece 12 bin yıllık Hasankeyf’le sınırlı olmadığını görüyoruz.
 
ESKİ YERLEŞİM YERLERİ…
Şu zengin coğrafyaya bakın?
Kazıların yapıldığı hemen her yerde yeni bir tarihle yüzleşiyoruz.
Dicle ile Batman çayının kesiştiği noktada M.Ö. 1. bir yıla rastlanan ve Part-Roma dönemine ait ‘Kuriki yerleşim birimini bakın Yrd. Doç. Dr. Elif Genç nasıl tarif ediyor;
“Eski yerleşim biriminde ortada uzun bir koridor dikkat çekici. Koridorun iki kenarında üçerli oda olmak üzere toplam 6 oda daha gün ışığına çıkarıldı. Kuzey-Doğu, Güney-Batı yönlü inşa edilen yapının güney ve kuzey köşesinde 2 oda muhtemelen merdiven odasıdır. Yapı, taş temeli, kerpiç duvarlı. Temel duvarı ise 1.50 cm. kalınlığında ve 130 cm. yüksekliğinde. Oda tavanları ise sıvalıydı. Taş ve kerpiç binalı orta kesim ise iyi korunmuş. Bu bölge aynı zamanda höyüğün de en yüksek noktasıdır.”
 
MEZOPOTAMYA DEYİP GEÇMEYİN…
Mezopotamya coğrafyasına kimler, hayran değil ki?
Sessiz ve derinden akan Dicle nehri, dünyanın belki de en güzel akarsuyudur. Dicle’nin ikizi Fırat da öyledir.
Yıllar önce eski yerleşim birimlerinin çoğu Dicle kenarında kurulmuştur.
Hasankeyf’ten tutun da bir çok eski yerleşim birimlerinin kurulduğu Dicle nehri kenarındaki höyüklerin her kazılışında ne önemli eserler çıkıyor.
Bu bölge öyle zengin ki, ‘tarih’i her şeyi özetliyor.
Batman hava limanı karşısındaki Demirtepe höyüğünde de 12 bin yıl öncesine ait çok önemli bulgulara rastlanılmıştı. Hatta yer altındaki ‘kara altın’ kendiliğinden yer yüzüne çıkmıştı. Bu höyükte asfalttan yapılan ‘ok’lar taaa İran’a kadar gönderildiğine dikkat çeken ABD’li arkeolog Rosenberg’ti.
Mezopotamya zengin olduğu kadar eski yerleşim birimlerinin, tarihi dokunun adresi olmuştur.
Fakat en önemlisi bu tarihi yerler ile eski yerleşim birimlerinin sular altında kalacak olmasıdır.
Tarihin şu günlerde yeniden keşfedildiği yerlerden çıkan eserleri bir ‘es’ geçmeyin..
 
TAŞ MEZARLARDAKİ FİGURLER…
Yörenin hemen hemen her tarafından tarihin fışkırdığı bir gerçekle yüz yüzeyiz.
Geçen hafta Beşiri ilçesinin Hanlı mezrasında ilginç figürlerin bulunduğu iki büyük mezar taşı Batman Müze Müdürlüğü’nün bahçesine getirildi.
Tarih araştırmacıları, dört bin yıllık olan bu tarihi yapıtların üzerindeki figürlere dikkat çekiyor.
Taş mezarlarının üzerinde insan sulieti, mızrak ve su matarası bulunuyor.
Tıpkı Hasankeyf kalesindeki eski mezarlıklarda ‘mezar taş’ların üzerlerinde yer alan silah, kılıç, kama vb. gibi figürlerin aynısı şimdi de Dicle’nin bir başka kolu üzerindeki Garzan çayı yatağında da ortaya çıkıyor.
Eski höyüklerdeki kazılarda paha biçilmez önemli eserlerin değerini arkeolog ve bilim adamları anlatıyor.
Kim bilir, bu coğrafyada daha keşfedilmeyi bekleyen ne ‘tarihi hazine’ler var.
Kısaca, bu coğrafyanın değeri bilinmiyor. Düşük yoğunluk savaştan tutun da olumsuz gelişmeler yüzünden bu bölgenin zenginliği hep ikinci planda kalıyor.

 

Yorum Gönder


@name x