" Az lafla çok söz söylemek" deyiminin anlamını adeta tam anlamıyla açıklayan, iki kelimelik bir cümle... Oturup, üstüne günlerce düşünülecek bir olay bu ; " Coğrafya Kaderdir "! Geçenlerde yanlış hatırlamıyorsam, Zülfü Livaneli' nin son kitabında okuyup dakikalarca takılı kaldım bu söze. Dünya'ya ve insanlara ait sorunların belki de % 90 'ını tek nefeste özetleyen bir söz. Düşünsenize, dünyaya geldiğimiz mahallenin, ilçenin, şehrin, bölgenin, ülkenin, kıtanın farklı olduğunu! Ne kadar da farklı çerçevelerde, ne kadar farklı şartlarda hayatımızı sürdürme ihtimalimiz var? Siz bu milyarlarca ihtimalden sadece birinin sonucunda bir coğrafyada dünyaya geliyorsunuz ve hayatınız şekillenmeye başlıyor. 
Ne zaman bir insan başkası hakkında doğup büyüdüğü, yetiştiği coğrafya hakkında atıp tutsa, aklıma bu söz geliyor artık. Sıvının bulunduğu kabın şeklini alması gibi, bizler de nerede dünyaya geldiysek oranın şeklini, ruhunu alıyoruz evet.
  Asırlar öncesinden bugünü, bugünün çaresizliğini ve "mecburiyetini " anlatan bu "çok kıymetli " sözün insanlık tarihinin devam ettiği o " son ana " kadar geçerliliğini koruyacağı muhakkaktır. İbn-i Haldun bu sözü söylerken bugünkü modern bilim yoktu. Aradan geçen 600 küsur yılın ardından bilim de bu sözü kabullenmiş ve neredeyse bağrına basmıştır. 
  Büyük düşünür bu sözü, havanın ve dolayısıyla hava durumunun yani iklimlerin, millet davranışlarına, asabiyetine, su kaynağının rahatlığına ve dolayısıyla rehavete, soğukluğun getirdiği mecburi kabullenişin ve dinamizmin de bir coğrafyanın ve o coğrafyadakilerin kaderini nasıl kökten etkilediğini anlatmak için kullanmıştır. Dikkat edilirse, dünyada hemen hemen her ülkede daha muhafazakar, anti-demokratik ve az gelişmiş insan toplulukları ülkelerinin denizden uzak, iç karasal bölümlerinde bulunur. Daha demokratik ve gelişmiş insan toplulukları akarsu ve deniz kıyılarında yaşar. Bunun herhalde en güzel örneği; Türkiye ve ABD' dir. Tarihte insanoğlunun gelişimine etki etmiş, ilkleri yapmış veya günümüzde en gelişmiş, modern toplumların yaşadığı ülkelerin karasal yapısına bakarsak, bunların hemen hepsinin denizle önemli ölçüde iç içe, hatta deniz üzerinde ince bir hat halinde salınır durumda bulunan veya halkın tamamı kıyı kesimde veya su kaynaklarının etrafında yaşayan ülkeler olduğunu görürüz ( Rusya' nın sıcak denizlere inme çabalarında, Orta Asya'dan göçlerde v.b daha birçok konuda bu sözden bahsedebiliriz) 
  Batman örneğin yazın okadar sıcak ki, insanın bütün enerjisini verimini düşürüyor. Hepimizde bir bıkkınlık hali, kime dokunsan " Çok sıcak " ! cümlesi dökülüverir dilinden; çünkü yazın üç ay Batman' da hayat durur, her şey ertelenir. İşte " Coğrafya Kaderdir" sözüne en güzel örnek! Ilıman iklimi olan yerlerde yaşayan kişiler gibi sakin, munis değiliz. Herkeste bir öfke, bir kızgınlık hali. Herkes bir yerlere yetişme telaşında. Sabırsız ve aceleci ! Coğrafya, kadere sirayet eder ve bu yolla belki de karakterin seçimlerini ve kaderi üzerinde etkisi bu denli önemlidir. Şahsım adına, bu topraklarda yaşayan biri olarak, evet tabi ki memleketini seven biri olsam da, bu coğrafyada yaşamak kaderime işledi ve ne yazıkki değiştirmek de bir yerden sonra çok zor oluyor. Oysa burdan çok uzaklarda İskandinav ülkelerin birinde, başka bir coğrafyada, başka bir kimlikte, başka biri olarak tamamen farklı olarak bu halimden, çok daha iyi koşullarda hayatımı sürdürmek isterdim.. Yani belki de şimdilik bu bir hayal; kimse doğacağı coğrafyayı seçemiyor evet; mühim olan düşüncelerini seçip filtreleyebilmek !!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sabri 2017-07-27 12:24:55

Yazınız çok akıcı okurken anlamak çok iyi yazınızı okurken bile hava şu an 45 derecede Allah dışarda kalanlara yardımcı olsun sizinde yazılarınızı merakla bekliyoruz..