Bir an durun ve kendinize sorun: Çocuklarımız için gerçekten ne istiyoruz? Sizce onlar, yetişkin hayatlarına götürmelerini ümit ettiğimiz ne gibi özellikler geliştirmeliler? Çocuklar geliştikçe, beyinleri de ebeveynlerin beyinlerinin "aynası"  halini alır. Diğer bir deyişle, ebeveynin kendi gelişmesi ve olgunlaşması veya birçok şeyden yoksun olması, çocuğunun da beynini etkiler. Ebeveynler farkındalıklarını geliştirdikçe ve duygusal anlamda daha sağlıklı oldukça, çocukları da bunun semeresini toplarlar ve daha sağlıklı olmaya doğru ilerlerler. Bu da, çocuklarımıza verebileceğimiz en cömert hediyenin kendi beynimizi entegre etmek ve eğitmek olduğu anlamına gelir.

    Hepimizin bildiği ama birçoğumuzun unuttuğu ilk eğitim ailede başlar ve 0-6 yaş arası eğitim çok önemli. Tabi burda dikkat edilmesi gereken husus; her anlamda eğitim. Yani ders sadece anlamında değil; her anlamda. İlla bütün dersleri süper olsun, her sınavdan en yüksek notu o alsın, hayatı hep dört şık arasında sıkışıp kalsın, tabi bunlar önemli, asıl önemli olan; çocuk kaç yaşında olursa olsun, kaç yaşına gelirse gelsin, anne ve babasıyla kurduğu duygusal bağın, çocuğun kişiliği üzerinde çok önemli olduğu, çünkü insan ailesini seçemiyor. Seçemediği için, onları dünyaya biz getirdiğimiz için, onlara zaman ayırmak ve onları eğitmek zorundayız. Nasılsa okulda öğrenir mantığıyla, çocuğu çoğu bilgiden yoksun bırakmak doğru değil. Okula başlamadan hiçbir şey bilmeden gidiyorlar, okulda da işte ne verirlerse... Çaba insanın kendisine kalıyor. Oysa çocuğa çok küçük yaşta bazı bilgileri vermeli, " yaşı çok küçük anlamaz" deyip bırakmamalı. Anlıyorlar efendim, anlıyorlar... Birçoğumuz ne şairlerimizi, ne yazarlarımızı ne yazıkki bilmiyoruz. Bizim bilmediğimiz bir şeyin çocuğumuzun bilme ihtimali çok düşük. Ne yazıkki üniversitede de öğretmiyorlar hiçbir şairi, yazarı. Hep insanın kendi çabasına ve yetiştiği ortama bağlı. Çocuğumuzla birlikte bir şairi tanımak, bir şiirini ezberlemek, çocuk büyüdüğünde hafızasında iki dörtlüğün kalması bile büyük bir başarı ve eşsiz bir duygu olur. Ah... Ahh! Şiirlerle, şairlerle, yazarlarla büyümek ne kıymetli! Şiiri seven, romanı seven, okuyan, hergün bir şiir dinleyen nesil kaldı mı? Telefonlarla, tabletlerle büyüyor şimdiki nesil. Evet, ama biz okuyacağız ki çocuklarımız da öğrensin, biz onların aynasıyız.

   Edebiyattan, şiirden uzak insanları hissizmiş gibi algılıyor beynim. Lütfen çocuklarımız (tabi önce kendimiz) bilsin; Fuzûlî'yi, Yunus Emre'yi, Pir Sultan Abdal'ı, Ahmed Arif'i, Yaşar Kemal'i, Reşat Nuri Güntekin'i...ve daha nicelerini...

   " Bir tohum ekerek, bir kez ürün alırsın.

      Bir ağaç ekerek, on kat ürün alırsın.

      İnsanları eğitirsen, yüz kat ürün alırsın"...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner59