E-GAZETE

BDP’nin ağır topları ‘Dünya Barış’ gününde konuştu

Baydemir: “Batıda savaşa hayır dediğinizde barış çabuk gelecektir”

02 Eylül 2010 Perşembe 00:54
BDP’nin ağır topları ‘Dünya Barış’ gününde konuştu
Baydemir: “Batıda savaşa hayır dediğinizde barış çabuk gelecektir”
Türk:”Barış ve kardeşlik için Öcalan’la görüşeceksiniz”
 
*1 Eylül Dünya Barış günü mitinginin yapıldığı Batman’da DTK ((Demokratik Toplum Kongresi) Eş Başkanı Ahmet Türk, Başbakan ile diğer parti liderlerine çattı. Türk, “Referandum yaklaşırken ırkçılardan 3 oy almak için Kürtleri rencide edecek tavırlardan çekinmiyorlar. Bahçeli, ‘Öcalan’ı neden idam etmediniz’ diyor. Yine Kürtleri rencide edecek şekilde neden “ Görüşme yapıyorsunuz” diyor. Siz görüşmek zorundasınız, barış ve kardeşlik istiyorsanız görüşeceksiniz” dedi. Diyarbakır Büyük şehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de batı illerinde savaşa ‘hayır’ denildiğinde barış ortamının daha çabuk sağlanılacağını belirtti.
 
MİTİNGE ONBİNLER KATILDI
DTK Eş Genel Başkanı Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, BDP Gurup Başkan Vekilleri Bengi Yıldız, Ayla Akat Ata katıldığı 1 Eylül Dünya barış mitinginde mayında hayatını kaybedenlerin acılarını paylaşan Ahmet Türk ve Osman Baydemir, çarpıcı açıklamalarda bulundu.  Mayına kurban giden Özdemir kardeşler ile avukat Sedat Özevin’in fotoğrafları miting alanına asıldı. Çevik kuvvet ekipleri miting alanını ablukaya aldı. Mayına kurban gidenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. “Şehit Namrin” (Şehitler Ölmez) sloganları atıldı.
BDP Grup Başkan Vekili Bengi Yıldız, mitingin açılış konuşmasını yaptı. Daha sonra söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürtçe ve Türkçe  konuştu. Baydemir şöyle konuştu “Yarabbim, gece ve gündüzün Allah’ı, bu ne yaşam ki bu acı kader bizim başımıza geliyor. Öyle bir ağır yük ki yüreğimiz parça parça oluyor ama ağlayamıyoruz. Sedat Özevin, Salih, Sofi, Sadi Özdemir kardeşler 4 parça kalbimizdir, ciğerimizdir. Yaşanan olay çok acı ve ekşidir. O dönemlerde Azrail bu topraklardaydı ama Salih ve Sedat hiç korkmayıp kardeşlerin birlikteliğini istiyorlardı. Onlar bir karıncayı bile incitmediler.”



“BABALARININ ÖNÜNDE EĞİLİYORUM"
Mayına kurban giden Özdemir kardeşlerin babalarının önünde saygıyla eğildiğini belirten Baydemir, şöyle devam etti: “Huzurunuzda Salih’in, Sofi’nin, Sadi’nin babası sayın Süleyman Özdemir’e. 40 yaşındayım. Bu kadim coğrafyanın gezmediğim, ayak basmadığım bir karış bile kalmadı. Tüm Batmanlıların huzurunda ağabeyim Süleyman’ın önünde saygıyla eğiliyorum. Dünya ahiret ablam Hülya Özevin’e, Sedat’ın yoldaşı, çok zor ve acı biliyorum; hem Kürtçe hem Türkçe bir dileğim var; Sedat’ın emaneti, demokrasi ve halkların kardeşliği bakış açısını sonuna kadar ve yaşadığım, yaşatıldığımız kadar yaşatacağım. O’nun gibi neye mal olursa olsun barışa sahip çıkacağız. Ablamdan da tek bir beklentim 4 kardeşin çocuklarının babaları gibi hümanist büyüyüp halklarına ve kardeşçe yaklaşsınlar; karıncayı bile incitmesinler. Halkımıza verilmiş bir sözümüz olsun ki, çocuklarımıza savaşı yaşatmamak için ilelebet barışı yaşamaları için çaba sarf edeceğiz. Dünyanın hiçbir yerindeki çatışma, savaş ilelebet olmamıştır ve ilelebet olmayacaktır. Bu kadim coğrafyadaki savaş ömür boyu olmayacak ve onurlu bir barışla nihayete erecektir. O günün yarın olması için çabalayacağız.”
 
“TÜRKLER VE KÜRTLERİN YAPMASI GEREKENLER VAR”
Baydemir, konuşmasına şöyle devam etti: “Savaşlar ve çatışmalar uzadıkça göz yaşı çoğaldıkça, ölümler çoğaldıkça, kirletir; devleti de, hükümeti de , muhalefeti de, sesini çıkarmayıp risk almayanları da kirletir. Daha fazla kirletmemek için barışın ilelebet olup ömür boyu olması için çaba sarf etmeliyiz. Kürtlerin yapması gerekenler var, Türklerin yapması gerekenler var. Eğer sorumluluklarımızı eş zamanda samimiyetle zamanında yerine getirirsek bu savaş miadını doldurmuştur. Barışın siyasal koşulları olgunlaşmıştır. Son bir çağrım var, bu coğrafya da 3- 4 tane evladını yitirmiş Kürt annesi gördüm. Yine bu coğrafya da Türkiye’nin batı yakasında evladını yitirmiş; polis, asker ve gerilla annesi de gördüm. Bugüne kadar gördüğüm tanıdığım ve elini öptüğüm anneler ‘benim yüreğim yandı ama başka annelerin yüreği yanmasın’ diyor. Bir anne yüreğinin evladı üzerine ne kadar titrediğini biliyorum. Bir tek çağrım bir tek temennim ve ricam var. Asker anneleri de tıpkı gerilla anneleri gibi ‘bizim yüreğimiz yandı başka annelerin yüreği de yanmasın’ dediği zaman bu savaş daha fazla sürmeyecektir. Anneler; Ankara’da, Sivas’ta, Yozgat’ta ‘savaşa hayır’ dediğiniz de barış daha çabuk gelecektir. Barışa ulaşmak için ‘Mehmetçiği ve hevalleri’ incitmemek için herkesin tek vücut olması gerekiyor.”


TÜRK: “BARIŞ İÇİN ÖCALAN’LA GÖRÜŞECEKSİNİZ”
Demokratik Toplum Kongresi Eş Genel Başkanı Ahmet Türk, Başbakan ile diğer parti liderlerine çattı. Türk, şunları söyledi: “Barışa ve demokrasiye inan herkes için mayınlar insanlık suçudur. Cesur ve açıklılıkla bunu dile getirmek lazım. Bu ülkede savaşın yaşanmasını hiç istemedik, bu dünyadaki savaşlar barışı sağlamaya yöneliktir. Savaş olmamalıdır. Savaş olduğu zamanda barışa hizmet eden bir savaş olmasını söylüyorum.
 Bir gerilla annesi ‘ Ölen biziz. Ölen askerde, ölen poliste, ölen gerillada biziz’ diyordu. “Biz kardeşiz”diyordu anneler. Hülya Özevin bana “’Sedat’ı kaybettim, o geri gelmez ama barışı kaybetmeyin ağabey’ diyordu. Tek taraflı silah susmaz, bunun karşılığının olması gerekiyordu. Bunun karşılığını bekliyoruz. 20 Eylül’e kadar silahların sustuğu ve canların yanmadığı sürecin içindeyiz. Biz bu sürenin uzun olması için çabalıyoruz ama bizim çabamız yetmiyor, yetmez de. Çünkü artık birilerinin bunu görmesi gerekiyor ve barışa adım atması gerekiyor. Referandum yaklaşırken ırkçılardan 3 oy almak için Kürtleri rencide edecek tavırlardan çekinmiyorlar. Bahçeli, ‘Öcalan’ı neden idam etmediniz’ diyor. Yine Kürtleri rencide edecek şekilde neden “ Görüşme yapıyorsunuz” diyorlar. Siz görüşmek zorundasınız, barış ve kardeşlik istiyorsanız görüşeceksiniz. Eğer bir sorun varsa ve bu sorunu görmemezlikten gelerek bu sorunu nasıl çözeceksiniz Başbakan. Bakın dünya da hiçbir lider kimseyi yok saymadı. Barışa hepimiz müdahil olmalıyız. Başbakan bu sorunu çözmek zorundadır. Tarafsız kalınmaz, Başbakan tarafsız kalamaz muhatap almak zorundasınız.”
“BAŞBAKAN, SÖZLERİNİ UNUTUYOR”
Başbakan Erdoğan’ı sözlerini unuttuğunu da belirten Türk, “Başbakan, bir gün Af mücadelesinden söz ediyor ertesi gün ben böyle bir şeyi gündeme bile getirmem diyor. Bu referandumu çirkinleştiren tavır karşısında ne yapmamız gerekiyor, elbette ‘ Boykot’. Özgürlük ve barış için çok canlar verdik. Özgürlük ve barışın bedeli bazen ağır olur. Ama yitirdiğimiz 4 canın bedeli çok ağır oldu. Barışı her gün hep birlikte yavaş yavaş, sabırla kararlılıkla vermeliyiz. Halkımızı kazanmak zorundayız. Halkımıza doğruları anlatarak, halkımızın birlikte olduğunu anlatarak yan yana olmalı bir birimize kenetlenmeliyiz” dedi. Dün gece iki saat süren miting sonrasında polis bazı gençleri gözaltına aldı.
 
****************************
 

Bu haber 3370 kez okundu
Yükleniyor...