Yıllardır Batman’a bir Tıp Fakültesi kazandırılması için çabalar, dururuz. Kentimizin bir tıp fakültesini hak ettiğini yazar, kamuoyu oluşturmaya çalışırız.
Ne yazık ki bir türlü kentimize bu fakülteyi kazandıramadık gitti…
Meğer Batman’ın bir TIP Fakültesi varmış da haberimiz yokmuş!
Meğer hepimiz uyumuş, bir tıp fakültemizin doktor yetiştirdiğinin farkına varmamışız!
Elimde kalem, 27 yıldır aralıksız günlük yazı yazıyorum. Hadi ben farkına varmadım, benden daha kıdemli Batmanlı Yazar ağabeylerimiz de mi duymamış, bilmemişler!
Yıllar önce Batmanlı yüzlerce gencimizin Dicle Tıp Fakültesini kazanamamaları nedeniyle bir iş hanımızın altında ‘Korsan Tıp Fakültesi’ açılmış ve Batmanlı cefakar öğrencilerimiz orada sadece bir profesörün verdiği eğitimle ‘Doktorluk’ diplomasını almışlar da haberimiz yokmuş!
Hocamız Azerbaycanlı biri olduğundan Bakü patentli doktorluk diploması vermiş de, denklik meselesini de bölgemizin ve kentimizin yiğit milletvekilleri, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odaları başkanları Ankara’yı zorlayarak çözme başarısını göstermişler!
Batman’da Korsan Tıp Fakültesi’nin kurulup, buradan mezun olan doktorları tanımayan Batmanlılar da aptal canım!
Hayır hayır maalesef bunları Sözcü Gazetesinin yazarı Necati Doğru yazmış. Önceki gün köşesini Batman’a ayıran Necati Yanlış’ın yazısını okurken, nutkum tutuldu. Bu kadar yalanı nasıl da ‘Kara Çarşaflı Üniversiteli’ başlıklı yazında yüzü kızarmadan, aldığı duyumlarla yazdığına hala akıl sır erdiremiyorum. Bazen ekonomik içerikli ülkenin değerlerini savunan birçok yazısını okuduğum ve cesaretini de takdir ettiğim, çarpıcı ekonomik içerikli yazılar yazan yazarın yazısını olduğu gibi bilginize sunayım da, ‘yazımı çarpıttınız’ yalanına sarılmasın. Yazısını okuyun da, Necati Doğru mu, Necati Yanlış mı, siz karar veriniz:
NECATİ DOĞRU MU, NECATİ YANLIŞ MI?..
“Baştan söyleyeyim. Bilerek okuyun. Bu ‘kara çarşafla eğitim ve öğretim üzerine’ yazılmış bir yazı değildir. Bu Batman’da ‘kara çarşafa girmiş üniversite öğrencileri haberi üzerine’ bana gelmiş duyumların sergilendiği bir yazıdır. Duyumlar şöyle başlıyor: Batman İluh adında bir köy iken, Batman adıyla ilçe ve il merkezi olduğunda eğitim, haliyle, çok zayıftı. Petrol mühendisleri, rafineri teknisyenleri liselerde öğretmenlik de yaparlardı. Bir hafta ders var. Üç hafta ders yok. Böyle yani!
O yıllarda Türkiye’de en çok para getiren ve yüksek itibarı olan meslek nedir? Doktorluk. Batman’da her ilde olduğu gibi binlerce genç var, ÖSYM puanları yetersiz. Dicle Tıp Fakültesine giremiyorlar. Çare var mı? Var. Nedir? Can Azerbaycan!
Fakat Batmanlı bir babanın oğlunu-kızını Azerbaycan’da tıp fakültesinde okutup ‘doktor’ yapabilmesi büyük para. Yol uzak, Bakü, dünyanın en pahalı kenti. 50-100-200 Batmanlı genç, liseyi bitirmişler. Dicle Tıp’a girememişler. Bakü’ye de gidemiyorlar. Aileleri için yıkım oluyor.
Bunun çaresi var mı? Var. Nedir? Batman’a korsan tıp fakültesi. Önce fikir doğar, arkası proje yapmayla gelir. Sonra da projenin uygulamasına geçilir. Bakü TIP Fakültesinin bir müellimi (Tıp Profesörü) bulunur. Batman’da bir iş hanı dershaneye çevrilir. Yazı tahtası, projeksiyon. Bakü’den gelen müellim Azerice konuşur, tıp terimlerini Rusça kullanır. Öğrenciler anlamaz. Zorlanır.
Önemli mi, dayanın çocuklar bu zahmetin sonunda doktor olmak var. Profesörün ders ücreti yüksek ama öğrenciler aralarında eşit paylaşıyor, fazla yük olmuyor. Profesör de otelde kalıyor, otel parası da öğrencilerden toplananla ödeniyor. Azeri Profesör de memnun, mutlu. Ücretini dolar üzerinden anlaştı.Doları Azerbaycan parası Manat’a çevirdiğinde belki de Bakü’de 10 ayda kazanacağı parayı, Batman’a bir gelişte alıyor. Gençler eğitimin sonunda Bakü Tıp Fakültesi mezunu ‘doktor’ diploması alıyorlar. Peki! Sonu ne olacak? Gençlerin ‘Tıp mezunu olduğunu’ YÖK kabul edecek mi, denkliği onaylayacak mı? Başlangıçta bu düşünülmemişti ama bölgenin milletvekilleri, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odaları başkanları var, giderler Ankara’ya, ‘denkliği denk getirmeye’ zorlarlar. Yani böyle bir ülkeyiz. Sayısız örnek var. Korsan diye başlar. Yasası meclisten çıkar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de önce ‘korsan’ diye başladı, sonra ‘referanduma götürüldü’ şimdi tıkır tıkır yürüyüp gidiyor, unutmayın!
Bu duyumlar Batman’da ve ona yakın Güneydoğu kentlerinde profesörler, doçentler, akademisyenler arasında, birkaç yıl önce, kulaktan kulağa dolaştı, durdu. Sonra unutuldu.
Ne zaman ki, Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi kampüsünde bazı öğrencilerin ‘yüzleri kara peçeli, gözleri kara gözlüklü, baştan ayağa tüm bedenleri kara çarşaf içinde görüntüleri’ gazetelere manşet oldu… Ankara’daki devlet adamları ise ‘kara peçeli, kara gözlüklü, kara çarşaflı ve kimlikleri net anlaşılmayan kara üniversiteli görüntüsü, bölgesel bir sorundur’ diyerek bu duruma sempati ile baktılar… İşte bu yazıdaki eski duyumlar hatırlandı, bana kadar geldi. Anlayın! Kara Çarşaf. Kara Peçe. Kara gözlük. Kara kimlik. Kara korsan tıp eğitimi. Kara çarşaflı üniversiteli. Duyum, duyumu çağırıyor!”
Evet, yazı böyle. Gerçekten dehşete kapıldım…
Bir yazar yazısını yazarken sadece duyumlarla koca bir kenti karalar mı?
Batman’da Korsan Tıp Fakültesi kurulmuşsa, kimse duymaz mı? Hani o doktorlar?
Denklik için milletvekilleri, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odası başkanları Ankara’ya baskı yapmışlarmış. Dayanağınız ne?
Başörtüsü, peçe, çarşaf ile korsan üniversite arasındaki ilintiyi anlayamadım. Yıllar önce korsan üniversite, korsan diploma alan tıp öğrencileri ile son günlerdeki üniversite tartışmasının alakası nedir?
Gerçekten Necati Doğru bir yazısıyla itibarıyla oynadı. Ancak itibar ve saygınlığına zarar vermesiyle kalmayacak. Kendisini fena halde aldatanların duyumlarını ya belgelendirecek, ya da iftira attığı Batman halkından, yoksul öğrencilerinden, milletvekillerinden, belediye başkanlarından, ticaret ve sanayi odası başkanlarından özür dileyecek. Özür dilemek ve yanlıştan dönmek bir erdemdir.
Haa eğer Batman’da korsan tıp fakültesi ile ilgili yorumunda ileri sürdüklerini belgelendirirse, Batmanlı bir yazar olarak eksikliğimi kabul edip, kendisinden özür dileyeceğimi buradan ilan ediyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
NATE72 2017-12-27 01:33:44

İŞTE DUYARLILIK GAZETECİLİK BUDUR ÖNCELİKLE BU ŞARLATANIN BATMAN İÇİN YAPTIĞI YALAN HABER DAHA DOĞRUSU ATTIĞI İFTİRA İÇİN
ÖZÜR DİLEMELİ DAVA EDİLMELİDİR BU NASIL BİR HADSİZLİKLİKTİR! 2 GÜNDÜR O PAÇAVRA SÖZCÜDE BU HABERİ OKUDUM FAKAT BENDE ARAŞTIRDIM VE
BÖYLE BİR OLAYI HİÇBİR ARŞİVDE GÖREMEDİM KOCA BİR ŞEHRİ HABER YAZISI DİYE UYDURUK VE KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ ASLI ASTARI OLMAYAN BU TÜR İFTİRALAR İLE
KARALAMANIN HUKUKEN BİR BEDELİ OLMALIDIR LÜTFEN SAYIN BATMAN ÇAĞDAŞ GAZETESİ YAZALARI BU KONUN TAKİPÇİSİ OLUN SAYGILAR.

Avatar
Batmanlı Xwendekâr 2017-12-27 12:23:01

Kesinlikle size katılıyorum. Kendini bilmez adam görmediği gitmediği şehri nerden bilecek bilse bile o dar zihniyetleri de vicdanları değişmelerine olanak verecek mi acaba ? Boş verin en iyisi biz böyleleri yüzünden insanlığımızı kaybetmeyelim yeter !

banner92