Meydanda arbede! 1 polis yaralandı
SELİS’ten diyalog adımı!
Çevre planını tartıştılar
Yatırımcıya maksimum kolaylık!
17 Mayıs 2012 Perşembe
ARINÇ VE KÜRTÇE DİLİ!.. (1)
Mereto72 meretobatman1@hotmail.com
Hükümet içerisinde Kürtlerin hakları konusunda en olumlu çıkışı geçtiğimiz günlerde Sayın Bülent Arınç yapmıştı. Hem Başbakan Yardımcısı, hem hükümet sözcüsü olan Arınç’ın, “Kürtlerin bütün kültürel haklarını, anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız” şeklindeki ifadeleri bölgede de büyük yankı yapmıştı…
Arınç’ın, bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmadan bazı satırları hatırlatmak istiyorum: “Kürt kimliğinin tanınması çok önemli bir konudur. Bu bir insan hakları konusudur. Sanıyorum ki Sayın Genel Başkanınız da CHP'nin Sayın Genel Başkanı da bu konuda farklı düşünmüyorlar. Yani Türkiye'de yaşayan bir insan, 'Ben Kürdüm ve bu kimliğimle iftihar ediyorum. Ben bu gerçeğimle tanınmamı istiyorum' dediği zaman, bizim buna saygı göstermemiz, bunu kabul etmemiz gerekir. Kürtlerin varlığı en az bin seneden beri bir gerçektir. Bunu inkâr edemezsiniz. Bunu inkâr ederseniz 80 öncesine döneriz, 80 sonrasına döneriz. Sayın Elçi, Bakanlık yaptığı dönemde 'Ben Kürdüm ve Türkiye'de yaşayan şu kadar Kürt var' dediği için 2,5 yıl cezaevinde kalmıştır. O günlere dönmemizi mi istiyorsunuz? Bir insanın kimliğini inkâr etmek o insanı inkâr etmek demektir. Kendisini Kürt kimliği ile Arap kimliği ile Boşnak kimliği ile artık ne gelirse aklınıza... Hepsi, kim, ne varsa bu topraklar üzerinde kendi kimliğini rahatlıkla söyleyecektir. O kimliğe saygı duyacağız. O kimliğin bütün kültürel haklarını, Anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız.”
Arınç’ın bu çıkışına muhalefet partilerinden çok sert tepki gelmişti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin verdiği tepkiyi örnek olarak göstermem sanırım yeterli olacaktır. İşte Bahçeli’nin, Arınç’ın bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmaya gösterdiği tepki: “Bugünkü yapılan görüşme bir provokasyondur. Bugün yapılan görüşmeyle, görüşme sırasında BDP'den ve AKP sıralarından toplanan alkışlarla, Türkiye bir yere doğru, şuurlu şekilde sürükleniyor. Bir rol paylaşımı sezintim var. Eğer Başbakan Yardımcısı'nın bu konuşmaları Hükümetin görüşü ile bağdaşıyorsa, örtüşüyorsa, Hükümetin yapacağı bir tek şey var; KCK operasyonlarını durduracak, Güneydoğu Anadolu'daki PKK ile terörle mücadele eylemlerini durdurup, BDP, PKK ne diyorsa, Bülent Arınç aracılığıyla onu yerine getirmesi lazım.”
Evet, Bülent Arınç’ın yaptığı konuşma böyle tepkilerle karşılaştığında gelecek adına umutlanmıştım. Arınç’ın ifadeleri ile hükümetin icraatları zıtlık içerse bile, çıkışını önemsemiştim. Çünkü Sayın Arınç, bir gerçeği ifade ediyordu. O zaman yaptığım değerlendirmede, “Söylemler önemli ama icraatı görelim” demiş, ama umudumu korumuştum.
MEĞER SAMİMİ DEĞİLMİŞ!..
Bunları niye hatırlattım? Zaman en büyük müfessir olduğunu yine gösterdi. Aradan çok uzun bir zaman geçmeden Bülent Arınç’ın, söylemlerinde samimi olmadığını gördük. Başbakan Yardımcısı Arınç, 3 Şubat günü CNN Türk’de yaptığı konuşma ile hem samimiyetsizliğini gösterdi, hem de bir çuval inciri berbat etti!..
Arınç’ın samimiyeti önemli değildi, ‘bir çuval inciri berbat etmesine’ de kıymet vermeyebilirsiniz, ama yeni Anayasa için çalışmaların yapıldığı, hazırlıkların sürdürüldüğü bir ortamda hükümet sözcüsünün, bir halkın ana dilini ‘ilkellikle’ ifade etmeye çalışmasını sadece ‘talihsiz bir gelişme’ olarak değerlendirip geçiştirmemek gerekir…
Eğer hükümet içerisinde en dindar, en hakperest, en duyarlı kişi olarak bilinen Bülent Arınç, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtleri bir yana bırakalım, bu ülkede milyonlarca mensubu bulunan bir halkın anadili için, hem de yeni anayasa için tam da anadil konusunda umutlu olduğumuz bir süreçte ‘gayrı medeni’ ifadelerini kullanabiliyorsa, durum gerçekten düşündürücüdür…
Bülent Arınç’tan bu çıkışı beklemezdim doğrusu. En vicdanlı diye bilineni, eğer bu çıkışı yapabiliyor ve bir halkı anadili ile aşağılayabiliyorsa, ‘yazıklar olsun’ diyeceğim…
İran, Suriye, Irak ve Türkiye’de milyonlarca mensubu bulunan bir halkın, Allah’ın kendilerine bahşettiği bir dili ilkellikle itham etmesi kadar vahim bir yanlış olabilir mi?
Irkçı, şoven görüşleriyle tanınan bir politikacının, Kürtçe dilini aşağılaması çok da önemsenmeyebilirdi. Ama Arınç gibi daha yaklaşık iki ay önce Kürtlerin tüm haklarını vermekten söz veren biri, hem de yeni anayasa için hazırlıkların yapıldığı şu süreçte kalkıp, bir halkı aşağılaması inanılır gibi değil…
Arınç’ın ifadelerine bakalım: “Bir medeniyet dili midir Kürtçe? Böyle anadilde eğitimi düşünmüyoruz. Anadilde eğitimin Türkçe olması hem beraberlik sağlıyor hem Türkçe bir medeniyet dilidir. Türkçeyle eğitimin her alanına hizmet verilebilir.”
Bu ifadelerden ırkçılık kokuyor. Türkçeyi yüceltip, Kürtçeyi aşağılayan Bülent Arınç, mahşer gününde elbette hesabını verecektir…
Toplumun karşısına ‘Dindar-Müslüman’ kimliğiyle çıkıp, inkarcı sistemin diliyle konuşan Arınç’ın, Müslüman Kürt halkın özür dilemesi gerektiğine inanıyorum. Bırakın BDP’lileri, siyasi fikir sahiplerini, onun yukarıdaki sözlerini duyan her Kürdün, kendisine tepkili oldukları gerçeğine inanıyorum.
Pek çok AKP’li Kürdün de, Arınç’ın ifadelerinden son derece rahatsızlık duyduklarını biliyor ve duyuyorum. Bir örnek verme adına AKP’nin en fanatiklerinden birisinin, Arınç’a hakaret ettiğine bile tanık oldum. Ancak AKP’liler basın aracılığıyla bunu yüksek sesle ifade etmiyorlar…
Öncelikle AKP’li Kürt Milletvekillerinin ve AKP’li politikacıların (il ve ilçe başkanları)bugün susmaması ve tepkilerini ifade etmeleri gerekiyor.
Bugün Arınç’a tepki göstermeyen bölgemizdeki AKP’li Kürt politikacılar, yarınlarda mahcup olacaklardır…
Sadece AKP’li Kürt politikacılar değil, AKP’li dindar Türk politikacıların da bugün ifadelerinden rahatsızlık duyduklarını söylemeleri gerekiyor. Çünkü kullanılan dil ayrımcı bir dildir. Dünyevi makam ve mevkiler geçicidir. Yanlış kimden gelirse gelsin, inananların buna tepki göstermeleri gerektiğine inanıyorum.
Bülent Arınç’a çok büyük tepkiler var. Başta en dindar Kürt çevreleri Arınç’a tepki gösterdiler. Bunlardan birisi de ‘Nubihar Dergisi’ olmuştur. İşte tepkilerini içeren ifadelerinden bir iki satır: “Bir Medeniyet dili olarak görmediği Kürtçe’nin Eğitimine karşı çıkan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bu tavrını Kürtlere karşı yapılmış bir hakaret olarak görüyoruz. Ortadoğu coğrafyasının en eski halklarından olan Kürtler, bu coğrafyanın dört büyük halklarından biridir. Bir dilin toplumsal yaşamda kullanılması insanların en temel haklarından biridir. Bunu yasaklamak hem insani değil hem de inançlı bir insan olarak bilinen Bülent Arınç’ın da mensup olduğu İslam dinine de uygun değil.”
Başka makul tepkiler de var. Köşem el vermediği için inşallah yarınki yazımda da meseleyi değerlendireceğim
Devamı yarın
Bu makale 546 kez okundu Yükleniyor...
YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI |
|