Meydanda arbede! 1 polis yaralandı
SELİS’ten diyalog adımı!
Çevre planını tartıştılar
Yatırımcıya maksimum kolaylık!
17 Mayıs 2012 Perşembe
“AK Partinin yeni bir anayasaya ihtiyacı olmayabilir”“AK Partinin yeni bir anayasaya ihtiyacı olmayabilir”
BDP’nin ‘dayanışma gecesi’nde Milletvekili Ayla Akat Ata, konuştu
“AK Partinin yeni bir anayasaya ihtiyacı olmayabilir” ** BDP Batman İl teşkilatının ‘Dayanışma gecesi’nde konuşan anayasa komisyon üyesi ve Batman Milletvekili Ayla Akat Ata; “AK partini yeni bir anayasaya ihtiyacı olmayabilir. Bunun için halka özüne dair bir mesaj vermeyebilir. Ama biz, bizim mücadelemizin bir hukuken tanınma mücadelesi olduğunu bilerek çözümün anayasal temelde ele alınması gerektiğini bilerek o masadayız, o masada müzakereleri sürdüreceğiz, sonuç alıncaya kadar da tartışmaya bu çalışmaya katılmaya devam edeceğiz” dedi. AKAT ATA; “O MASADA OLACAĞIZ” Anayasa Komisyon üyesi ve Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, partisinin Batman İl teşkilatının Roza düğün salonunda düzenlediği ‘dayanışma gecesi’nde anayasa komisyonunda çalışmalara katılmaya devam edeceklerini bildirdi. BDP İl Başkan Vekili Selim Aratemur, Belediye Başkan Vekili Serhat Temel, İl Genel Meclis Başkanı Salih Aktan, Merkez İlçe Başkanı Şükrü Tapkan, PM üyesi Yıldız Aktaş, ilçe ve belde başkanları ile teşkilat başkanlarının katıldığı gecede Kürtçe konuşan BDP İl Başkan Vekili Selim Aratemur, “100 yılda geçse mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar beş bin insanımızı tutuklasa onların yerine on bin kişi gelir” dedi. Milletvekili Ayla Akat Ata ise Anayasa komisyonunda mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek; “Çözümün anayasal temelde ele alınması gerektiğini bilerek o masadayız, o masada müzakereleri sürdüreceğiz, sonuç alıncaya kadar da tartışmaya bu çalışmaya katılmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “HALKÇI BİR PARTİYİZ” Diğer partilerden ayıran birden fazla özelliklerinin olduğunu belirten Milletvekili Akat Ata; “BDP’nin en önemli özelliği halkçı bir parti olma özelliğidir. Bizi ayıran en önemli özelliğimiz budur. Bizi var eden de halkımızın canıyla malıyla bedel ödeyerek yarattığı değerlerdir. Bu gün ayakta durmamızı sağlayan da halkımızın bize sunmuş olduğu maddi ve manevi olanaklardır. İşte bu yemekler göstermektedir ki biz devletin elindeki tüm imkânları kullanarak geliştirdiği imha konseptine rağmen birbirimize güç vereceğiz, birbirimizin elini tutacağız, örgütlülüğümüz güçlendireceğiz, mücadelemizi yükselterek bu süreçten başarıyla çıkacağız. Bizi yarına da taşıyacağını bilerek güçlendireceğiz. Çok doğaldır. Bu gün siyaset yapmanın belli koşulları vardır. Eğer sizin bir disiplininiz yoksa bir kadronuz yoksa bu kadroyu ayakta tutacak, çalışmalara destek sunacak bir ekonominiz yoksa ayakta duramazsınız. Örgütlenemezsiniz. Çalışmalarınızı hayata geçiremezsiniz” dedi. “BÖLGEDE İKİ PARTİ VAR” Bölgede iki partinin olduğuna işaret eden Milletvekili Ayla Akat Ata, şöyle devam etti; “Biz 1991’den bu yana legal siyasal zeminde siyaset yapıyoruz, Anayasal düzen içerisinde siyaset yapıyoruz, bu dönem içerisinde defalarca siyasi partimiz kapatıldı, son üç yıl içerisinde dünyada eşi benzeri görülmeyen bir siyasi soykırımla karşı karşıya kaldık, ama bu gün hala ayaktayız. Bu güne kadar hak ettiğimiz halde halkımızın bize oy veren seçmenimizin ödediği vergiden bir kuruş bile partimize aktarılmadı. Genel seçimlerde yerel seçimlerde parlamentoda gurubu bulunan bütün siyasi partiler katkı aldığı halde ki; bu katkı bizim için büyük bir orandır, trilyonları yüz trilyonları ifade eder. Bugün bölgede biz varız, AK Parti var. O seçim öncesinde 200 trilyon alarak bu yarışa başladı, biz halkımızın değerleriyle başladık.” “DİĞER PARTİLER BÖLGEDE YOK” Milletvekili Ayla Akat Ata, tüm olumsuzluklara rağmen geleceğe umutla baktıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu sorun maddiyetle açığa çıkacak bir sorun değildir. Bu sorunda başarı elinde güç bulundurmakla elinde fiziki güç bulundurmakla mümkün değildir. Bu sorunda başarı halkın manevi gücünü alabilmektir. Halktan bu desteği alabilmekten geçer. Ve AK Parti bu desteği alamamıştır. Diğer siyasi partileri saymıyorum bile çünkü zaten bölgede yoklardır. Ve biz bu değerler üzerinde siyaset yapmanın sorumluluğu ile halkımıza hizmet veriyoruz. Bakın bizim için geçmişte yaşadıklarımız geleceğe nasıl bakmamız gerektiğinin referansıdır. Arkamıza dönüp baktığımızda gerçekliğimiz budur. Bu nedenledir ki, biz o maneviyatla yarına göz altıyı da tutuklamayı da, ölümü de göze alarak umutla bakıyoruz. Bunu var eden bir tek güç var. Ne fizik güçtür, ne kadro gücüdür, ne alınan oy oranıdır, ne maddiyattır. Tek bir güç var o da manevi güçtür. Bu bağlılığın en büyük örneğidir bu salonda açığa çıkan.” “MECLİS BAŞKANI DA KRİZE DİKKAT ÇEKİYOR” TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de yaşanacak krizin Türkiye’yi nasıl etkileyeceğinden söz ettiğini ifade eden Milletvekili Ayla Akat Ata, “Son bir yılın gözaltı tutuklama sayısını grup olarak sorduk. Ama sonuç henüz elimizde değil. Ama genel rakamlara baktığımızda 2002’yi kat be kat aşan hem her yıl ikiye katlana oranda bir gözaltı ve tutuklama gerçeği ile karşı karşıyayız. Sokak ortasında vurulan, işkenceden geçirilenlerin sayısını kat be kat artığı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Türkiye’ye baktığımızda ‘artık biz ekonomik bize teğet geçti’ diyecek noktada değildir. Artık Meclis Başkanı dahi yaşanacak krizin Türkiye’yi nasıl etkileyeceğinden bahsediyor. Bir önceki kriz bu kadar etkilenmemişti. Türkiye elindeki tüm kaynakları halkın olan tüm kaynakları özelleştirme politikalarıyla bir şekilde elden çıkararak bu krizin üstesinden gelebileceğin düşündü. Ama şimdi durum bu satışlarla ortadan kaldıracak bir zararı ifade etmiyor. Çünkü ülkede savaş var. Ve savaşın ekonomisi Türkiye’deki tüm hizmet alanların etkiliyor. Eğitimden, sağlığa, ulaşımdan imara bayındırlığa kadar bütün hizmet alanları ve bu hizmet alanların kalemleri savaştan etkileniyor” diye konuştu. “F16 UÇUŞU İKİ YILLIK YAKIT KADARDIR” Milletvekili Ayla Akat Ata, şunları söyledi; “Hükümet atanamayan öğretmenlere verdiği sözü bile tutamıyor. Çünkü onlara ayıracağı kadroyu, ona ayırdığı maliyeyi savaşa aktarmıştır. Meclis kürsüsünden de söylemiştik. Bir F16’nın bir saatlik uçuşu sırasında yaktığı yakıt bir normal araba kullanıcısın iki yıllık yakıtı kadardır. Savaşa harcanan ekonominin ayrılan payın bu ülkeye verdiği zararın haddi hesabı yoktur. Peki bu servet kimin? Halkın. Bu maliyeyi kim oluşturuyor? Halk oluşturuyor. Halkın ödediği vergiler oluşturuyor. Peki bu vergiler nasıl kullanılmalı? Halka hizmet olarak kullanılmalı ama bize nasıl dönüyor? Bize kurşun, bomba, gaz ve cop olarak dönüyor. İşte bizim ortaya koymuş olduğumuz direnişin en önemli nedenlerinden biride budur. Bizden alınan bize hakkıyla teslim edilmesin istiyoruz.” “GÜNDEMDE SURİYE VAR” 2011 yılının sonunda ABD’nin Irak’tan çekildiğini söyleyen Milletvekili Akat Ata, “Bugün gündemde Suriye var. Orta vade de İran var. Suriye’deki hak ihlallerini Başbakan dile getirdiğinde hepimiz bunu söyleyen herhalde Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı değil, kendi toprakları üzerinde bu zulmün emrin veren bir başbakan, başka ülkeni içişlerine orda yaşana zulme dair bu cümleleri kuramaz diyorsun. Bunu dürüst de bulmuyoruz. Ama ne oluyor? Suriye’nin iç işlerine bu denli karışılabiliyor. Suriye’deki muhalifler Türkiye getirilip burada toplantı yaptırılabiliyor. Oradaki Kürt muhalefeti direnişin içinde yer alsın diye Suriye’de Kürt muhaliflere yönelik Kürt liderlere yönelik suikastlar bile gerçekleştiriliyor. Peki Türkiye sadece Suriye’yi mi karşısına alıyor? Hayır arkasında İran var. Arkasında Rusya var. Türkiye komşularla sıfır problem noktasından tüm komşularıyla problemli bur duruma gelmiştir. AKP’nin en büyük icraatlarından biri de budur. Önümüzdeki suretçe Ortadoğu’da bir dizayn yapılacaktır. Geçen yıl itibariyle Kuzey Afrika’dan başlayıp Ortadoğu’ya halkların eşitliği, özgürlük talibiyle sokaklara döküldüğü ve rejimleri değiştirdiğini gördük. Ama bu değişiklik halkların çıkarına mı olacak, Bu değişiklik sonucunda halkların eşitlik ve özgürlük talebi sonuç bulacak mı? Bunu da zaman gösterecek. Ama biliyoruz ki, Ortadoğu yeniden dizayn sureci başlamıştır” dedi. “CUMHURİYET DEMOKRATİKLEŞMELİ DİYORUZ” Milletvekili Ayla Akat Ata, şöyle devam etti; “Hatta bu yılları Cumhuriyetin kurulduğu yıllara benzetiyoruz. Ve diyoruz ki, o yıllarda Cumhuriyeti birlikte kuranlar, özellikle Türk ve Kürt liderler Cumhuriyet kurulduktan sonra beraber Lozan’a gideceklerdi. Ama birbirlerine o kadar inandılar, o kadar güvendiler ki Lozan’a giderken İsmet Paşaya sen bizim hakkımız hukukumuzu korursun dediler. Şimdi Cumhuriyet kuruldu ama şimdi demokratikleşmeli diyoruz. Ve bugün itibariyle ortaya konulan politikaları görüp tavrımız belirliyoruz. Bunu en yakından Türkiye kamuoyu ve AKP nasıl hissetti? 12 Eylül referandum sürecinde hisseti. Biz statükodan taraf olanlardan, yine sahte demokrasi söylemleri ile halkı kandırmaya çalışanların yanında olmayacağız dedik. Biz her iki anlayış arasındaki iktidar savaşını bir parçası olmayacağız dedik. Yeşil Ergenekon yada Ulusalcı Ergenekon arasında bir tercih yapmayacağız. Boykot edeceğiz. Bu iktidar savaşının tarafı olmayacağız dedik. Ve bu gün, o gün emanet etmediğimiz gerçeğin ne doğru bir karar olduğun görüyoruz. Ve biz cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yaptığımız hatayı, bugün Cumhuriyetin demokratikleşmesi ve bölgede yeniden bir dizayn gündemdeyken bu hatayı bir daha yapmayacağız. Hakkımız hukukumuzu kimseye vermiyoruz ve teslim de etmiyoruz. Sonuna kadar ortak vatanda, eşit özgür birliktelik, Gönüllü birliktelik ve projemizi ortaya koyuyoruz. Tartışmaya da hazırız diyoruz.” TÜM HALKLARA ÖZERKLİK Demokratik özerklik projesine de değinen Milletvekili Akat Ata; “Ve belki bugüne kadar bu projenin tartışılmamasının tek nedeni Kürtlerin sadece kendilerine özerklik istememesidir. Kürtler bu topraklarda birlikte yaşadığımız yine Türkiye’nin bir parçası olan bütün etnik kimlikler, dinler, inançlar için özerklik istiyor. Kürtlerin talebi toprak ya da etnik temelli değil. Ve yine Kürtler kişiye verilmiş bir özerklik istemiyor. Demokratik bir özerklik istiyor. Halka özerklik istiyor. Halkın değerlerine özerklik istiyor. Bu kadar açık ve net. Kürtler kendi için istemeği gerçeği ve demokratik bir özerklik istemesi bugün statükoyu AKP’yi rahatsız ediyor. Kürtlere verdik diğerleri ne yapacak? Biz zaten bu güne kadar Kürtleri bir tane ağaya bir tane şeyhe özerklik vererek yönetiyorduk. Nasıl oldu da Kürtler bunları bir tarafa bırakıp özgürlük eşitlik bilinci ile örgütlendiler haklarını talep ediyorlar? İşte iktidarın kaldıramadığı budur. Biz kişiye özerklik istemiyoruz. Demokratik bir özerklik ve tüm Türkiye halkları için özerklik istiyoruz. Bu coğrafya dünyanın gündeminde, Önümüzde ki elli yıllık politikalar enerji ve su üzerinde ki politikaları biz istesek de istemezsek de dünyanı öbür tarafından biz konuşuluyoruz. Yeraltı yer üstü zenginlikleriyle konuşuluyor. Ortadoğu’ya açılan kapı olduğu, Kafkaslara uzandığı Avrupa birliğine Ortadoğu’dan açılan kapı olması nedeniyle dünya bizi konuşuyor. 40 milyon nüfusu ile Kürt halkı, bugün dünya siyasetin gündemindedir. Sadece Türkiye de değil. İşte bizde önümüzdeki dönemde stratejimizi bu gerçek üzerine kuracağız” dedi. “ÖLÜMDE ALLAH’IN EMRİ DEMİŞİZ” Bu yılın daha zor bir süreçle geçebileceğine işaret eden Milletvekili Ayla Akat Ata; “Önümüzdeki dönem geçen yıldan çok daha ağır geçebilir. Bu yıl eğer hükümet çözümsüzlükte ısrar ederse, daha ağır geçecektir. Ama biz ölüme bile ‘amenna’ demişiz. Ölümde Allah’ın emri demişiz. Tutuklama ise cezaevinde yüz binleri aşan arkadaşımız ‘tutukludur’ diyoruz. Yine on binlercesi hakkında dava açıldığını söylüyoruz. Hiç fark etmez biz bu sürecin halkların kazanacağı, biz bu sürecin verilen mücadelenin karşısında kimsenin, ben bu mücadelenin şu noktasında bıraktım. Bunun ezikliğin yaşamayacağı bir şekilde direneceğiz örgütleneceğiz” diye konuştu. ANAYASA ÇALIŞMALARI MAYIS’A KADAR Anayasa komisyonu çalışmalarını da değerlendiren Milletvekili Akat Ata, sözlerini şöyle tamamladı; “Yeni Anayasa için de Mayıs ayına kadar bu süreç devam edecek. Bizler parlamentoya gelip ‘biz yeni anayasada şunu görmek istiyoruz’ diyen kişi sivil toplum örgütü, demokratik kitle örgütü temsilcileri, siyasi parti, Üniversite, Belediye, herkesi dinliyoruz. Ama Mayıs ayı itibariyle Mayıs-Haziran aylarında bu yaptığımız dinlemelerden çıkardığımız sonuçlar üzerine dört siyasi parti grubu temsilcileri oturup yeni bir metin yazmaya çalışacaklar. İşte AK Parti en büyük sınavı orda verecek. Halkların sesine kulak verecek mi? Yoksa kulağını tıkayıp ‘ben bildiğim yaparım mı?’ diyecek. Bunu hep beraber izleyeceğiz. Hep beraber göreceğiz. Bu sürecin sonuna kadar içinde olacağız. Çünkü biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Bugün mevcut anayasa AK Parti’ye hükmetme yetkisi veriyor. AK Partinin yeni bir anayasaya ihtiyacı olmayabilir. Bunun için halka özüne dair bir mesaj vermeyebilir. Ama biz, bizim mücadelemizin bir hukuken tanınma mücadelesi olduğunu bilerek çözümün anayasal temelde ele alınması gerektiğini bilerek o masadayız. O masada müzakereleri sürdüreceğiz, sonuç alıncaya kadar da tartışmaya bu çalışmaya katılmaya devam edeceğiz.” Bu haber 1022 kez okundu Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|