Meydanda arbede! 1 polis yaralandı
SELİS’ten diyalog adımı!
Çevre planını tartıştılar
“Uludere sorumluları bulunsun”
17 Mayıs 2012 Perşembe
18 YIL SONRA KONUŞTULAR!“O acıyı hiç unutur muyuz?”
18 Yıl önce Sason’un Heybeli (Tanze) köyünde 9 kişinin ölümü ve 21 kişinin yaralandığı olayın ardından köylüler konuştu;
“O acıyı hiç unutur muyuz?” “O dönemin Karakol Komutanlarından davacıyız” * 24 Şubat 1994 tarihinde Batman’ın Sason ilçesine bağlı Heybeli (Tanze) köyünde yaşanan olayın tanıkları 18 yıl aradan sonra konuştu; “O acıyı unutur muyuz hiç? Yaklaşık 18 yıl önce yaşanan olayın, şu günlerde saptırılmaya çalışılması bizi bir kez daha üzdü. Biz burada devleti suçlamıyoruz. O dönemin Yücebağ karakolundan atılan havan mermilerinin nasıl 9 kişinin hayatını kaybettiğine tanığız.” * Olayda babalarını kaybeden 36 yaşındaki İ.D. ile 37 yaşındaki M.C.Ş, çocuklukları döneminde yaşadıkları korkunç olayı anlatıyor : “O zaman 14-15 yaşlarındaydık. Fakat olayı dün gibi hatırlıyoruz. Ramazan ayını yarılamıştık. Teravih namazına gitmeye hazırlandığımız an önce imam, atılan havan mermisinden yaralandı. Ardından yardımına koşan aile büyüklerimiz ile diğer köylülere havan mermisi isabet etti. Cenazelerimizi korkudan bir gün sonra defnedebildik.” “YILLAR GEÇSE DE UNUTMAYACAĞIZ” Şırnak-Uludere’de hava saldırısındaki olayın bir benzeri de 18 yıl önce Batman’a bağlı Sason’un Heybeli (Tanze) köyünde yaşandı. 24 Şubat 1994 tarihinde henüz 14-15 yaşında olan 36 yaşındaki İ.D ile 37 yaşındaki M.C.Ç, havan mermisine hedef olan babalarını kaybetmenin acısını yaşıyor. 35 yaşındaki R.Y ise 16 yaşındaki Hanifi’yi saldırıda kaybedince konuyu AİHM’ye kadar götürmeyi kararlaştırmış. O korkunç olayın üzerinden yıllar geçse de unutmayan Heybeli köyü sakinleri, altını çizerek verdikleri ilginç mesaja dikkat çekiyor; “Sakın yanlış anlaşılmasın. Biz o olayda devleti suçlamıyoruz. O dönemin Yücebağ Jandarma Karakolu’nda kim köye ateş talimatı vermişse o’ndan davacıyız. O dönemin karakol komutanlarından şikayetçiyiz.” HAVAN MERMİSİNE KURBAN GİDENLER 94’ün 24 Şubat’ı, Ramazan ayını yarılamıştı. Köy imamı 55 yaşındaki Sadık Aydın, teravih namazına gitmek için evden çıkalı birkaç adım atmıştı. Camiye 300 metre kala köy ortasına düşen havan mermisinin parçaları imam Aydın’ı, kanlar içinde bırakmıştı. Yardımına koşan köylüler de bir başka havan mermisine kurban gitmiş. İmam Sadık Aydın’ın yardımına koşan köylülerden; Kadri Dölek (52), Esat Çetin (50), Nuriye Öngün (45), Vahdettin Öngün (28), Abdurrahim Yıldız (25), Hüseyin Tekin (24), Hanifi Yıldız (16), Sohbet Öngün (7) Havan mermisine kurban giden Heybeli köyü sakinlerindendi. “14 YAŞINDA BİR ÇOBANDIM” Olayın yaşandığı tarihte 14 yaşlarında Heybeli köyünde çobanlık yapan İ.D, şimdi evli ve 10 çocuk babası. 10 kişilik ailesine bakabilmek için uzun süre Batman’ın varoşlarında yaşam mücadelesi verdiğini anlatıyor İ.D; “Heybeli olayında çocuktum ama olup bitenleri dün gibi hatırlıyorum. Ramazan ayının 15’nci günüydü. Köylülerle birlikte teravih namazına gitmenin hazırlığını yapıyorduk, birden havan mermisi sesini duyduk. ‘İmam yaralandı’ sesleriyle olayın olduğu yere yöneldik. O sırada köyün ortasına birkaç havan mermisi daha düştü. Korkudan yaralılara müdahalede bulunamadık. Gece yaralı ve köylüler hastane yerine evlere götürüldü. 13 yaralı sabah traktörle Batman’a ulaştırıldı. Ertesi gün cenazeleri mezarlığa getireceğimiz anda silah sesleri geldi. Cenazeleri toprağa verince silahlar sustu. Eve döndük. Korkudan taziye çadırını köyde kuramadık. Sığınabildiğimiz Batman’da başsağlığı ziyaretlerini kabul ettik.” Taşların arasına saklandığı için olaydan yara almadan kurtulduğunu söyleyen İ.D, yaşananları dün hatırladığını söylüyor; “Eğer şimdi hayattaysak kendimizi o zaman taş-kayalıkların arkasına gizlemeye borçluyuz. O olayda hayatını kaybedenlerin çoğu, yaralı imama yardım için koştu. Yaralıların büyük bölümü kan kaybından yaşamını yitirdi. Eğer o gece hastaneye kaldırılabilselerdi, belki de kurtulabilirlerdi. Yaralılar sabaha kadar evlerde bekletildi. Ölülerden Esat Çelik’in vücudu tanınmayacak haldeydi.” Terörle mücadele kapsamında Dölek ailesine verilen tazminat 12 bin 600 TL. Yetim kalan 12 kişilik Dölek ailesi, 2003’te dönebildiği Heybeli köyünde zor şartlarda yaşama tutunmaya çalışıyor. İKİ BÜYÜK ACI İ.D, geçmişte yaşanan olaylardan sarsılan bir isim. Hem babasını, hem de amcasını kaybeden İ.D, geçmişi anlatınca göz yaşlarını da silmeden edemiyor; “Çok fazla değil, 2005 yılında amcam Mehmet Dölek, saman satmak için gittiği Sason’dan ölüsü geldi. Sason dönüşünde Tire mezrasında ölü bedenini bulduk. Nasıl oldu, bizde bilmiyoruz. Çok farklı anlatılıyor, hem babam, hemde amcamı kaybettim. O iki olayın şokundayım. Üzerinden yıllar bile geçse o olayları unutmak mümkün mü?” “BABAMIN CENAZESİNE GİDEMEDİM” Heybeli köyünde yaşanan olayı yıllar sonra anlatanlardan biri de evli ve 4 çocuk babası 37 yaşındaki M.C.Ç, Adana’da inşaat işçiliğini yaptığı sırada köyünde yaşananları yakınlarından duyduğunu anlatıyor; “Babam, teravih namazına gittiği sırada ‘imam vuruldu’ haberini alınca olay yerine doğru yöneliyor. O sırada da olanlar oluyor. İkinci havan mermisi babama isabet ettiğinden vücudu tanınmayacak haldeydi. Olayı duyar duymaz Adana’dan Batman’a geldim, köye gitmeye çalıştım. İzin vermediler. 11 kardeş yetim kaldık. Bir amcam köyde kaldı. 12 bin 600 TL’lik tazminat dışında hiçbir yaramız sarılmadı. Şimdi, Batman’ın varoşlarındayız.” “O TAZMİNAT ACIMIZA MERHEM OLAMAZ” 16 Yaşındaki kardeşi Hanifi’yi kaybeden 35 yaşındaki R.Y, ise konuyu AİHM’ye kadar taşımaya kararlı olduğunu söylüyor; “O olayın olduğu gece Batman’daydım. Kardeşim Hanifi köylülerle birlikte yaralı imamın yardımına koştuğu sırada o da havan mermisine kurban gidiyor. 6 kardeşiz. Şimdi Batman’da yaşıyoruz. O korkunç olayı dilim varmıyor anlatmaya. Olayı Batman’da duyar duymaz köye gitmeye çalıştık. ‘Çatışma var’ deyip bizi Heybeli’ye bırakmadılar. Komşu bir köye sığındık. Bir gün sonra cenazelerin toprağa verildiği sırada köye girebildik. Aile olarak o olaydan sonra zorunlu göçe maruz kaldık. Batman’a yerleştik. Bir daha da köye misafirlik dışında gidişimiz olmadı. Biz, bu olaydan devleti sorumlu tutmuyoruz. O dönemin Yücebağ Karakol Komutanları kimse onların hesap vermesini istiyoruz. O sorumlulardan davacıyız. Bu olayın farklı yerlere çekilmesi bizi üzüyor. Biz bu olayın mağdurlarıyız, yaşayanlarıyız. Gerekirse konuyu AİHM’ye kadar taşıyacağız.” SASON C. BAŞSAVCILIĞI’NDAN GÖREVSİZLİK KARARI Sason Cumhuriyet Başsavcılığı, 1994/19 hazırlık dosyasında görevsizlik kararını dönemin Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirmiş. Dönemin Sason Cumhuriyet Savcısı Murat Avcı, hazırlık evrakında şu görüşlere yer vermiş : “Suç tarihinde Sason ilçesi Heybeli köyüne kimliği ve sayıları tespit edilemeyen sanıkların, tahrip gücü yüksek silahlarla saldırarak, maktullerin ölümüne ve mağdurların yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Suçun 2845 sayılı DGM kuruluş ve yargılama usulleri hakkındaki kanun kapsamına girdiği görülmekle Cumhuriyet Başsavcılığımızın görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevi Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, hazırlık evrakının bu şekilde kapatılmasına karar verildi.” ARAŞTIRMA KOMİSYONUNU İSTİFA ETTİREN OLAY Batman Barosu ‘Faili meçhul cinayet ve kayıpları araştırma komisyonu’nun 2011 yılı çalışma raporunda ‘örgüte atfedilen ölümlü olaylar’ bölümünde yer alan Heybeli (Tanze) köyündeki olayın yansıması tartışmalara yol açmıştı. Köylüler ile Milletvekili Ayla Akat Ata’nın açıklamaları üzerine Araştırma Komisyonu önce ailelerden özür dilemişti. Ardından Baro Başkanı avukat Yusuf Tanrıseven’in, “Çalışma raporunu eleştirenler önce bir aynaya baksın” şeklindeki açıklaması, komisyon üyelerinin bir bölümünün istifasına yol açmıştı. Bu haber 2837 kez okundu Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|