Hani vardır ya, bazı olaylar insanın hafızasında yer edinir. Hatta öyle yer edinir ki, her hatırlandığında tekrar tekrar o anı hatırlanır. 15 Temmuz Fetö darbe girişiminin yıldönümü yaklaştığında sanırım benim gibi milyonlar da benzer duyguları yaşıyoruz. O gece ile hatırladığım en akılda kalan kısmı; Dehşet dolu bir gece olduğudur... 
    Türkiye siyasi hayatı darbelerle defalarca sınanmıştır; ama sanırım en kanlı darbe olarak tarihe geçmiştir. 15 Temmuz gecesi saat 22.00 sıralarında İstanbul ve Ankara' nın ana caddelerinde tankların boy göstermesi ve İstanbul'da Boğaziçi Köprüsü'nün ( yeni adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) tank ve askeri araçlarla trafiğe kapatılması, helikopter ve F-16' ların kentler üzerinde ses duvarını aşacak şekilde alçak uçuşlara başlamaları, Türkiye'nin darbe geleneğinde birçok açıdan ilklerin yaşanacağı yeni bir süreci başlatmıştır. 
    TRT Ankara stüdyolarına baskın düzenleyen darbeci askerlerin 00.13' te haber spikerine zorla okuttuları bildiri pekçok vatandaş için bilinen bir içeriğe sahipti. 1960 ve 1980 darbelerinde olduğu gibi darbeciler yine, yeni bir anayasa hazırlık sürecinin başlatılacağını ve bu amaçlarla ülke genelinde sıkı yönetimin ilan edildiğini, ikinci bir emre kadar yine ülke genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıkladılar. Bu bilindik ifadeler, birçok insan için yeni bir karanlık dönemin başlangıcı anlamına gelmekteydi. Allah'ım nasıl da korkmuştuk öyle! Hepimiz evlerimizde korku ve umutsuzluk içinde bir yandan televizyon başında gelişmeleri izlerken, bir yandan internette an ve an haberler sitelerinde yeni bir gelişme olur diye beklerken , korku dolu dehşet saatlerini dibine kadar yaşarken, her gelişmede "tamam bittik " artık diye kara kara düşünürken; taa ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan o ihtişamıyla telefonla görüntülü arama ile ekranlara bağlanıp, vatandaşlara darbeye, direnişe karşı, herkesi sokaklara çıkmalarını söyleyene kadar bir rahatlama oldu herkeste. İşte o an anladık ki, kanlı terör örgütü FETÖ başarılı olmayacaktı; çünkü karşısında koca bir devlet duruyordu. Ve sanırım tarihte ilk kez bir ayı aşkın süre boyunca " Demokrasi Nöbeti" gerçekleşti. Bizzat katılan biri olarak orada yaşanan atmosferi, birlik ve beraberlik ruhunu anlatmaya ne kelimeler yeter ne de bu duyguyu yaşamayan bilmez! 
   Türkiye Siyasal Hayatı darbelerle defalarca sınanmıştır. Gerek emir konuta zinciri içerisinde, gerekse yalnızca bir grup asker tarafından demokratik sivil yönetimlere müdahale eden ve olumsuz etkileri yıllarca süren bu çalkantılı ve zor dönemler geride bırakılmıştır. Millet olarak bu acı deneyimler hafızalarımızda öyle derin bir yer edinmiştir ki, işte bu kez Türkiye halkı darbeyi istememiş, darbelerden çok çeken ve bir daha böyle bir deneyimi yaşamak istemeyen milletimiz, büyük bir sağduyu ve kararlılıkla 15 Temmuz 2016'daki girişimi önleyerek bayrağına, iradesine ve her şeyden önemlisi geleceğine sahip çıkmıştır. 
    Türk Siyasal Hayatında kara bir leke olarak hatırlayacağımız darbe döneminin ardından, bugün millet " Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet " diyerek demokratik yollarla seçilmiş hükümeti devirmeye çalışan FETÖ terör örgütüne gereken cevabı, sokağa inerek tankların karşısında sapasağlam ve dimdik durarak göstermiştir. Demokrasiye sahip çıkmak adına canından feragat eden 246 şehidimiz, ağır silahların karşısında gövdelerini siper ederek, bu milletin özgür iradesine sahip çıkarak, 15 Temmuz darbe girişiminde bayrağı için, demokrasi için, evlatları için şehitlik mertebesine yükselmiştir. Bu da bir kez daha gösteriyor ki, Türkiye Cumhuriyeti devletini hiçbir güç yıkamayacak; çünkü arkadında 79 milyon kahraman Türk evladı var. Gerektiğinde tüm ailesini ve komşularını kamyonla meydanlara taşıyarak, bulduğu sopayla tank kovalayarak veya emir askerine onu evladı yerine koyup yalvarırcasına " Evladım hapishanede çürürsün in aşağıya, bak bu tank hepimizin " nasihati vererek, tek başına tankın altına yatan kahramanımız, eşine oğluna " Hakkım helal olsun, vatan size emanet " diye yolcu eden, tanklara ve silahlara karşı tek başına askerlere direnen bu kadınlarımızın bu cesareti ve kahramanlığı daima hatırlanacaktır ve bütün dünyaya örnek olmuştur. 
   Millet olarak varlığımızı güçlendiren, geleceğimizi aydınlatan sorumlu, inançlı, duyarlı, mücadeleci duruşları ile bize örnek olan başta kadınlarımız, erkeklerimiz, yaşlı ve gençlerimiz gelecekte de aynı kararlılıkla yüce milletimizin iradesine sahip çıkacağından artık kimsenin şüphesi yok. 15 Temmuz gecesi bunu göstermiş, demokrasinin teminatı olan millet kazanmış ve bunu bütün dünyaya göstermiştir. 
   Evet, 15 Temmuz'u anlamak hem bu günümüze hem de yarınlarımıza ışık tutmak açısından çok önemli. 15 Temmuz'u iyi anlayalım ve lütfen unutmayalım. 15 Temmuz bir milattı ve artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz. Adı ne olursa olsun terör örgütü kaybetmiştir ve Türk milleti kazanmıştır ve bir gecede destan yazmıştır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner59