Çocuk, resim çizmişti. Fakat resimde sadece kendisi ve babası vardı. " Neden anneni de çizmedin?" diye sorduğunda çocuk şöyle cevap verdi : " Ben o kadar güzel resim yapamıyorum ki " ... Bütün bir yıl boyunca kutlanan özel günlerin içinde belki de en anlamlısı, Anneler Günü'dür.
Özel günlerin yılda bir güne sığdırılıp kutlanmasına karşı çıkan birçok insan bile Anneler Günü konusunda son derece hassastır; çünkü konu "Anne" olunca kimsenin söyleyecek bir sözü kalmıyor. Anneliğin gerçek anlamını ifade etmek için yazacak çok şey olsa bile, aslında bir o kadar da yetersiz kalıyor 29 harf... Bana göre en yakışan tanım şu; anne olmadan bu duygunun anlaşılmaması ve dünyadaki tek karşılıksız sevgi olmasıdır. Yaşanmadan anlaşılmayan tek duygudur annelik.
Eskiden evlat tarafından bakarken anlatmak daha kolaydı.
Şimdi anne olunca bütün duygular birbirine karıştı ve ben işin içinden çıkamaz oldum. Klasik sözcüklerle "doğurup, büyüten, çocukları uğruna canını vermeye hazır annelerimiz" diye başlayan cümleler, aslında yetmiyor anneliği anlatmaya. 9 ay karnında taşıyarak daha doğmadan başlıyor annenin emek yolculuğu ve ölene dek sürüyor. Anne ve çocuk arasındaki ilişkiyi anlatmaya yetmiyor hiçbir kitap, hiçbir bilim.
Ne Psikoloji, ne Sosyoloji, ne de Biyoloji. Bir annenin çocuğuna olan aşkını, sevgisini hiçbir kitap anlatamaz, bitiremez. Her sene mayıs ayının ikinci pazar gününde o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki, yine de bitmiyor. Her yıl tekrar tekrar duygular anlatılıyor, tanımlar yapılıyor ama bitmiyor işte... Anne olmak çok önemli bir kavram ve dünya üzerinde tartışmasız bütün toplumlarda böyle. Anne olmak demek, sadece bir çocuk doğurmak demek değildir, doğurmadan da anne olan annelerimiz yok mudur? Evet, biyolojik olarak bir çocuğun annesi olmak muhteşem bir şey, bir nimet adeta. Peki ya anne olamayanlar? Onlardan bazıları var ki, asıl onlar eli öpülesi insanlar. Anne şefkati ve sevgisi ile dopdolu bu kişiler; hiç tanımadığı, daha önce görmediği ve asıl önemli olan 9 ay karnında taşımadığı ve doğurmadığı bir çocuğu evlat edinenler...
Onlar ne mükemmel insanlardır ki, göğüslerinde taşıdıkları kalp anne ve baba sevgisi ile dolu. İşte annelik ve asıl emek bunu yaparlardır. "Cennet, anaların ayakları altındadır" sözü annelerin bu fedakarlığın tek denginin olabileceğini ifade eder.
Elbette babaların da çocukları üzerinde pekçok emekleri vardır; fakat annenin yeri, emeği, sevgisi farklıdır. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin annesine, kokusuna, varlığına, sıcaklığına ihtiyaç duyar. Bu sene de mayıs ayının ikinci pazar günü anneler günü. Dünya'da milyonlarca anne, bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.
Yılın 365 günü, bize annelik yapan, seven, koruyan, sakınan, bütün bir ömrün her gününü bize harcayan, yolumuzu aydınlatan, bize ışık veren, can veren annelerimizin günü kutlu olsun. Nasıl ki, onlar senenin bir günü değil de; hergün, her saat, her saniye hatırlıyorsa, bizim de öyle olmamız gerekmez mi? Birgün değil hergün onların günü olmalı. Annemin, çocuklarımın, benim, eşimin annesinin ( eşim ilk kez bu sene anneler gününü annesiz geçirecek) ve içi şefkat ve sevgi dolu herkesin anneler günü kutlu olsun. Bu dünyadan göçüp giden bütün annelere de Allah rahmet eylesin... Ünlü şairlerimizden Necip Fazıl Kısakürek ise, annenin hayatımızdaki yerini şu dizelerle dile getiriyor ; " Bir zincir istiyorum, hırsımı bağlayacak Bir yangın istiyorum, ruhumu dağlayacak, Bir ana istiyorum, başımda ağlayacak..."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner59